<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Followlife</title>
    <link>https://www.followlife.com.tr</link>
    <description>Hayatı Takip Et</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.followlife.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 01:20:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar'ın büyüleyici başkentine yolculuk]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/katarin-buyuleyici-baskentine-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/katarin-buyuleyici-baskentine-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gezgin Banu Siyahi, Katar’ın başkenti Doha’ya yaptığı yolculuğu seyahat tutkunları için kaleme aldı. Doha'yı merak edenler için keyifli bir gezi rotası sunan yolculuğun detayları haberimizde...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Barselona’dan başlayıp, Cape Town’da sona eren gemi seyahatimi sizlere beş bölüm halinde anlatmıştım. Cape Town’dan 9 saatlik uçuş ile sabah Katar’ın başkenti Doha’ya iniyoruz. Katar Havayolları’nın Doha aktarmalı uçuşunu tercih etmemizin sebebi, Katar’ın başkenti Doha’yı gezmek. Doha, Basra Körfezi’nin kıyısında çölün hemen yanında yer almaktadır. İnsanı şaşırtan bir şehir olan Doha, bir yanda geleneksel Arap kültürü, diğer yanda modern dünyanın simgesi olan gökdelenler yükselmektedir. Bir zamanlar küçük bir balıkçı ve inci avcılığı kasabası olan Doha, bugün kültür, sanat, spor ve ticaretin bölgedeki en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Doha’nın nüfusu 1.3 milyon civarında olup, Katar nüfusunun büyük bölümü bu şehirde yaşamaktadır. Halkın büyük kısmını yabancı çalışanlar oluşturur, Katar’lılar azınlıktadır. Resmi dili Arapça’dır, ancak günlük hayatta İngilizce yaygın olarak kullanılmaktadır. Ekonomi büyük ölçüde doğal gaz ve petrol gelirlerine dayanır. Katar dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçılarından biridir. Kişi başı düşen gelirin dünyanın en yüksekleri arasında yer aldığı Doha, modern altyapısı, lüks alışveriş merkezleri ve gelişmiş ulaşım ağıyla dikkat çeker.</p>

<p><img alt="I M G 7124" class="detail-photo img-fluid" height="315" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/i-m-g-7124.JPG" width="420" /></p>

<p>Havaalanından ilk olarak Mina bölgesine gidiyoruz. Mina District yada Old Doha Port, son yıllarda tamamen <strong>yenilenmiş</strong> ve şehrin en canlı bölgelerinden biri haline gelmiş bir liman ve yaşam alanıdır. Renkli, Akdeniz tarzını andıran binalar, pastel tonlarda cepheler, dar sokaklar, palmiye ağaçları ve yansımaları ile fotoğraf meraklılar için popüler yerlerden biri. Çeşitli restoranlar, kafeler, butikler, sahil boyunca yürüyüş alanları ile sıcak bir atmosfer oluşturulmuş.</p>

<p>Katar’ın kültürel zenginliği müzelerinde kendini güçlü bir şekilde gösterir. Özellikle çölün ortasında yükselen mimarisiyle İslam Sanatları Müzesi, hem dış görünüşüyle hem de içindeki eserlerle ziyaretçilerini etkiler. İslam Sanatı Müzesi, Doha sahil kordonunun yanındaki yapay ada üzerinde bulunmaktadır. İslam Sanatları Müzesi, Pritzker ödüllü mimar İ.M. Pei tarafından tasarlanmış bir mimari harikadır. Müzenin ilk dört katında kalıcı ve geçici sergiler gezilebilir. Müze, aynı zamanda 2.000 nadide baskının bulunduğu toplam 21.000 Arapça ve İngilizce kitaptan oluşan bir koleksiyonun yer aldığı kütüphaneye de ev sahipliği yapmaktadır.</p>

<p><img height="214" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image.png" width="160" /> <img height="174" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-1.png" width="231" /></p>

<p>Katara Kültür Köyü, kültürel alışveriş ve sanat için 2010 yılında kurulmuştur. Geleneksel bir Katar köyüne benzeyecek şekilde tasarlanan kompleks, düz çatılı kum rengi binalara, gölgelikli sokaklara ve avlulara sahiptir. Büyük gurur duymamıza neden olan, Türk Mimar Zeynep Fadilloğlu’nun tasarladığı Katara Camii Fars ve Türk çinilerinin yanı sıra parlak mavi ve altın rengi sırları ile muhteşem görünüyor. Caminin yanında, güvercinler için yapılmış delikli tüneme dikdörtgenlerinin bulunduğu, tuğla ve kilden yapılmış, 15 metre yüksekliğindeki geleneksel güvercin kuleleri ise bizi buraya çeken bir yapı.</p>

<p>Katara’nın içindeki Altın Camii ise güneşte parıldayan altın çinileri ile dikkat çekmektedir.</p>

<p>Yunan tarzındaki 5000’in üzerinde izleyici kapasitesine sahip Amfi Tiyatro, özellikle kemerli girişleri ile İslam etkilerini yansıtmaktadır.</p>

<p>Çok sayıdaki sanat galerisi, atölye, sergi salonları ile Katara, bir sanatçı cennetidir. 21 High Street, 2019 yılında açılmış olan alışveriş merkezi, Cartier ve Galeries Lafayette gibi birçok lüks markaya ev sahipliği yapmaktadır. Güçlü açık hava soğutma sistemi ve Murano camı ile Katara High Street, cadde boyunca sıralanan şık kafe ve restoranlar açık havada yemek yeme imkanı sunar.</p>

<p><img height="287" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-2.png" width="190" /> <img height="170" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-3.png" width="227" /> <img height="154" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-4.png" width="232" /></p>

<p>Pearl-Qatar, dört milyon metrekare denizden kazanılmış araziyi kaplayan 33.000 kişinin yaşadığı lüks yapay bir ada. Katar’ın İnci Adası, muhteşem güzellikteki sahil şeridi, yat limanları, butikler, mağazalar, restoranlar, oteller ve apartman kompleksleri ile turistleri cezbeden bir bölge. Abraj Quartier bölgesi, beşi 36 katlı, diğer ikisi 43 katlı olmak üzere yedi kuleden oluşmaktadır. Bu son iki kule, ana karaya giden yolun iki tarafında yer almakta ve İnci Adası’na açılan kapıyı oluşturmaktadır. 201 metre yüksekliğinde duran bu kuleler, lüks ticari ofis alanları ve seçkin restoranlarla dolu.</p>

<p><img height="174" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-5.png" width="261" /> <img height="174" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-6.png" width="261" /></p>

<p>Qanat Quartier, Venedik’ten esinlenerek tasarlanmış bir yerleşim planına sahip olup, butik alışveriş ve sahil kenarındaki yaşam tarzıyla ünlüdür. Pastel renkli binaları, kemerli pencereleri, binaların arasından geçen yapay kanalları, dar sokakları ve taş köprüleri ile çok güzel fotoğraflar veren bir bölge. Sahil boyunca ve meydanlarda kafe ve restoranları ile canlı ve keyifli bir ortam yaratmaktadır.</p>

<p><img height="260" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-7.png" width="195" /> <img height="185" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-8.png" width="247" /> <img height="224" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-9.png" width="167" /></p>

<p>Doha’nın genel görüntüsüne damga vuran Raffles &amp; Fairmont otellerininde bulunduğu Moon Tower, havada daireler çizen şahinin gücünü ve hızını yansıtmaktadır.</p>

<p>Katara Kulelerinde iki beş yıldızlı otel, Katar’ın FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yaptığı 2022 yılında açılmıştır. Kulelerde çeşitli eğlence ve dinlenme tesisleri, özel butikler, sinema salonları ve restoranlar bulunmaktadır. Katara Kulelerinden birinde Raffles Doha Oteli, diğerinde ise Fairmont Doha Oteli vardır.</p>

<p><img height="279" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-10.png" width="209" /> <img height="202" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-11.png" width="271" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mimarisi ve sarmal kulesi ile dikkatimizi çeken, Abdullah Bin Zeyd el-Mahmud İslami Kültür Merkezi 2006 yılında yapılmış olup, halk arasında ‘Fanar’ ismi ile bilinmektedir. Minaresi Irak’ta 9.yüzyıldan kalma Samarra Ulu Camii’nden ilham alınarak tasarlanmıştır.</p>

<p>Mimarisi ile ilgimizi çeken bir diğer bina ise Katar Ulusal Müzesi 2019 yılında halka açılmıştır. Katar’da buluna çöl gülü kristalinden ilham alan Fransız mimar Jean Nouvel tarafından tasarlanmıştır. Müze alanı, Katar ulusal kimliğinin kalbi olan Şeyh Abdullah bin Jassim Al Thani’nin sarayını da içermektedir.</p>

<p><img height="174" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-12.png" width="232" /> <img height="268" src="https://followlifecomtr.teimg.com/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-13.png" width="201" /></p>

<p>Son olarak Place Vendome Mall’a gidiyoruz. Paris’in ünlü Place Vendome meydanından esinlenilmiş mimarisi, ferah mekanları, kanal boyunca ışık ve su gösterileri ile dikkat çeken bir alışveriş merkezi. Louis Vuitton, Dior, Gucci, Fendi, Chanel gibi lüks markaların bulunduğu, kanal kenarında yer alan cafeler, restoranlar, sinema salonları ile birlikte Le Royal Meridien ve Palais Vendome otelleride bu kompleksin içinde bulunmaktadır.</p>

<p>Doha şehir turunu tamamladıktan sonra uzun seyahatimizin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Oldukça yorgun ancak çok mutlu ülkemize ulaşmak için uçağımıza gidiyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/katarin-buyuleyici-baskentine-yolculuk</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/uploads/2026/03/image-8.png" type="image/jpeg" length="51416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESOGÜ İnşaat Kulübü'nden "Kariyer Köprüsü '25" Etkinliği]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/esogu-insaat-kulubunden-kariyer-koprusu-25-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/esogu-insaat-kulubunden-kariyer-koprusu-25-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İnşaat Kulübü tarafından düzenlenen “Kariyer Köprüsü ’25” etkinliği, 21 Ekim 2025 tarihinde Prof. Dr. Suat Mirza Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğin amacı, sektörün öncü isimleri ile üniversite öğrencilerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve kariyer bilincini artırmak oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açılış konuşmalarını, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yunus Özçelikörs, İnşaat Kulübü Danışman Hocası Prof. Dr. Murat Karacasu, İnşaat Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Cihan ve kulüp mezunlarından Semih Berat Uzun gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p>Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Yüksek İnşaat Mühendisi Mehmet Yılmaz, İnşaat Mühendisi Merve Berik ve Mimar Berfin Baykara, öğrencilerle sektörel deneyimlerini ve kariyer yolculuklarını paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan ESOGÜ İnşaat Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Cihan, “Kariyer Köprüsü ’25 etkinliğiyle öğrencilerimizin sektörü daha yakından tanımasına, deneyim kazanmasına ve ilham almasına vesile olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Katkı sağlayan tüm konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ederiz.” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/esogu-insaat-kulubunden-kariyer-koprusu-25-etkinligi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 12:09:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/esogu-insaah-kulubu-nden-kariyer-koprusu-25-etkinligi_d1dcf.jpg" type="image/jpeg" length="54602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALİŞKE ÇORBASI]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/aliske-corbasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/aliske-corbasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/DSC_9085_4.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>ALİŞKE ÇORBASI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Tarihçesi</strong></span></p>

<p>İç Anadolu Bölgesinin merkezi olan Eskişehir merkezi konumu ve Anadolu’yu birbirine bağlamasından dolayı çok fazla göç almıştır, bu göçte ister istemez mutfak kültürüne yansımıştır. Eskişehir çok fazla bulunan Kırım tatarları, Nogay tatarları, Yugoslavya tataları, gibi çeşitleri bölgelerindeki tatarlar göç etmiştir iç Anadolu bölgesi mutfağı gibi hamur işi ağırlıklı olarak beslendikleri görülmektedir. Çok çeşitli hamur yemekleri geleneksel Tatar mutfağının bir özelliğidir. Mayasız hamur geleneksel olarak hem tatlı hem tuzlu çörekler, bisküvi ve kurabiyeler için kullanılır. Bunlarında yansıra ise hamur işlerinin ana yemek ve çorbalarda da kullanmaktadırlar. Çok eskilerde genellikle kış aylarında soğuk günlerde tok tutulması amaçlı yapılan hamurlu alışke çorbasının Bazı bölgelerde salçasız ve tavuklu şekilde yapılıp tüketildiği görülmektedir. Eskişehir bölgesinde yaşayan tatarların salçalı ve bol naneli yaptığı alışke çorbasının tarifini paylaşacağım güzel günlerde yapmanız dileğiyle. </p>

<p><strong>Malzemeler</strong></p>

<p>- 1 adet orta boy soğan</p>

<p>- 1 adet iri patates</p>

<p>- 2 çorba kaşığı tereyağ</p>

<p>- 1 çorba kaşığı domates salçası</p>

<p>- 8 su bardağı su</p>

<p>- 3 çay kaşığı kuru nane</p>

<p>- 1 çorba kaşığı toz kırmızı biber</p>

<p>- 1 tatlı kaşığı dolu dolu tuz</p>

<p><b>Hamuru için</b></p>

<p>- 1 su bardağı un</p>

<p>- Yarım su bardağından biraz az su</p>

<p><strong>Yapılışı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Yağı bir tencerede eritin. Yağ kızmaya başlayınca kabuklarını soyup küp doğradığınız soğanı pembeleşnceye kadar kavurulur. Salça ve kırmızı toz biber katılır.</p>

<p>- Soyup yıkadığınız ve küp doğradığınız patatesleri katın ve 4-5 dakika karıştırarak pişirilir. Tuzu da ekleyip kaynamaya başladıktan sonra 15 dakika daha pişirilir.</p>

<p>- Ayrı bir kapta unu su ile karıştırılır, yumuşak ama koyu kıvamlı bir hamur elde edilir. Bir çorba kaşığı ile hamurdan parça alın ve başka bir kaşık yardımıyla hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar sıyırıp çorbaya atılır. Bütün hamuru bu şekilde bitirilir, hamurları atarken ara ara karıştırın ki, birbirine yapışmasın. </p>

<p>- Hamurları kattıktan sonra çorbayı 10 dakika daha pişirin.</p>

<p>- Nanesini katın, karıştırın ve ocağın altını söndürüp sıcak servis yapılır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/kapak_143228.jpg" /></p>

<p><strong>instagram</strong>: ilkerin_lezzet_dunyasi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GASTRONOMİ</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/aliske-corbasi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:14:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_ccde2.jpg" type="image/jpeg" length="54837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİNEMA KÖŞESİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/sinema-kosesi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/sinema-kosesi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/9_3.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>JURASSİC WORLD: REBİRTH / JURASSİC WORLD:</strong></span><span style="font-size:24px;"><strong> YENİDEN DOĞUŞ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><b>5.9</b></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><b>ÇIKIŞ TARİHİ  </b> 4 TEMMUZ 2025</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>DİREKTÖR</strong>   GARETH EDWARDS</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>SENARİST   </strong>DAVİD KOEPP</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>OYUNCULAR</strong>  SCARLETT JOHANSSON, JONATHAN BAİLEY, MAHERSHALA ALİ</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>ÖZET</strong></span></p>

<p>Jurassic World: Yeniden Doğuş, geride kalan en kötülerin en kötülerinin yaşadığı, orijinal Jurassic Park'ın araştırma tesisi olan bir adaya, Dünya üzerindeki en tehlikeli yere doğru yola çıkan bir kurtarma ekibinin hikayesini konu ediyor. Jurassic World: Hakimiyet'teki olaylardan beş yıl sonra, dinozorlar ve insanlar kırılgan bir birliktelik içinde yaşarlar. Ancak gezegenin köklü ekolojik değişimleri, tarih öncesi yaratıkları giderek daha fazla izole ekvator bölgelerine geri dönmeye zorlar. Zora Bennett, Duncan Kincaid, Dr. Henry Loomis , Martin Krebs ve Reuben Delgado'nun da aralarında bulunduğu bir uzman ekibi, kara, deniz ve havadaki en büyük dinozorlardan genetik materyal elde etmek için uzak bir adaya gizli bir göreve çıkar. Bu görev devrim niteliğinde bir tedavi geliştirmeye yönelik önemli bir adımdır. Ancak görev, teknesi suda yaşayan dinozorlar tarafından yok edilen bir aileyle karşılaştıklarında beklenmedik bir hal alır. Kendilerini, bir zamanlar gizli bir Jurassic Park araştırma tesisi olarak hizmet veren yasak bir adada mahsur kaşmış bulurlar. Burada sadece en tehlikeli dinozorlardan bazıları gizlenmekle kalmaz, aynı zamanda adanın yüzeyinin derinliklerinde karanlık bir sır da yatar. Ekip,hayatta kalma mücadelesi verirken dinozorların tarihini ve insanlıkla ilişkilerini sonsuza dek değiştirebilecek bir gerçeği ortaya çıkarır.</p>

<p><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p><strong>2,0</strong></p>

<p>Gareth Edwards, bu projeyi kabul ettiğinde "Her şeyi bir kenara bırakıp koşa koşa geldim." demişti. Spielberg’ün ilk filmine duyduğu hayranlığın altını çizen yönetmen, bu son yapımda seriye daha ağırbaşlı, daha distopik bir yorum katıyor. Ve bunu kariyerinde ilk kez tercih ettiği 35mm Kodak filmle, kullandığı özel lenslerle ve sabırlı bir görüntü yönetimiyle yapıyor. Görüntü yönetmenliği koltuğunda oturan Greig Fraser’ın puslu ve solgun tonlamasıyla bezeli bu dünya, artık tanıdık bir dinozor cennetinden çok, yarım kalmış bir evrim deneyini andırıyor. "Jurassic World: Rebirth", yüksek prodüksiyon değeri, yaratık tasarımı ve atmosfer kurma becerisiyle muhakkak dikkat çekici. Ama serinin asıl gücünün, devasa ayak seslerinden çok, durup nefes alan sessizliklerde gizli olduğunu unutmuşa benziyor. Belki bu film gerçekten bir “rebirth” değil; daha çok, geçmişi heybetli bir anlatının geri dönmeye çalışırken yolunu kaybettiği bir ara dönem olarak hatırlanacak. Dinozorlar yine oradalar. Ama artık yalnızca büyük değiller. Aynı zamanda tanıdıklar. Ve tanıdık olan, artık nadiren şaşırtır.</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/10.1.jpg" /></strong></span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>CIVIL WAR</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>7.0</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>ÇIKIŞ TARİHİ   </strong>19 NİSAN 2025 / 1s 49dk</span></p>

<p><strong><span style="font-size: 16px;">DİREKTÖR   </span></strong><span style="font-size: 16px;">ALEX GERLAND</span></p>

<p><span style="font-size: 16px;"><strong>SENARİST</strong>   ALEX GARLAND</span></p>

<p><span style="font-size: 16px;"><strong>OYUNCULAR</strong>   KİRSTEN DUNST, WAGNER MOURA, CAİLEE SPAENY</span></p>

<p><strong><span style="font-size: 16px;">ÖZET</span></strong></p>

<p>İç Savaş, Amerika Birleşik Devletleri'nin çöküşün eşiğinde olduğu ve yerleşik gazetecilerin hayatlarının en büyük hikayesini anlatmak için yarıştığı yakın bir gelecekte geçiyor. Federal hükûmete karşı ayaklanan eyaletler tarafından oluşturulan silahlı ittifak Batı Güçleri, başkente saldırmak üzeredir. Bu süreçte dünyanın dört bir yanında vahşeti görüntüleyen savaş fotoğrafçısı Lee, içlerinde akıl hocalığını üstlendiği Jessie adında hevesli genç bir fotoğrafçının da bulunduğu küçük bir gazeteci grubu ile birlikte başkanla son bir röportaj yapma umuduyla Beyaz Saray’a gider.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>4,0</strong></span></p>

<p>Film, ABD başkanının (Nick Offerman) Kaliforniya ve Teksas eyaletlerini de içeren isyancı bir grup olan Batı Kuvvetlerine karşı zaferin eşiğinde olduğunu iddia ettiği bir TV yayını için prova yapmasıyla açılıyor. Halbuki, Amerikan ve Rus kuvvetlerinin Berlin’e önce girmek için yarıştığı zamanları andıran zavallı bir propaganda bu. Başkentin düşmesine günler kalmışken birkaç gazeteci başkanla son bir röportaj yapmak için tehlikeli ateş hattında yüzlerce millik bir yolculuğu göze alıyor ve film başlıyor! Lee (Kirsten Dunst) ve Joel (Wagner Moura) adrenalin bağımlısı iki başarılı savaş muhabiri. Başkent düşerken orada olmak adına bir intihar görevine çıkacak kadar da başarıya muhtaçlar. Onlara bu yolculukta bir büyükbaba figürü gibi konumlandırılan görmüş geçirmiş gazeteci Sammy (Stephen McKinley Henderson) ve Lee’nin zoraki evlatlığına dönüşen acar muhabir Jessie (Cailee Spaeny) eşlik ediyor. Hollywood bir kez daha hangi hikâyede olursa olsun bir aile yaratmayı başarıyor. Alex Garland’ın, olası Amerikan iç savaşı hakkında uyarıcı ancak cesareti noksan bir senaryosu var. Politik açıdan da tartışmalı bir yerde duran ve Amerikan sağını nüanstan yoksun, vahşileşmeye eğilimli bir kalabalık olarak gören bu senaryoyu çokça tartışabiliriz ama filmin asıl ilgilendiği şey usta ile çırak arasındaki ilişki. Çırağın ustanın felaketine yol açacağı bir finale giden hikayesiyle daha çok uğraşmış Garland.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/fantastic4_01.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>FANTASTİK DÖRTLÜ/ THE FANTASTİC FOUR: FİRST STEP</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>7.3</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>ÇIKIŞ TARİHİ </strong>  7 AĞUSTOS 2025 / 1s 41dk</span></p>

<p><span style="font-size: 16px;"><strong>DİREKTÖR</strong>   JOSH TRANK</span></p>

<p><span style="font-size: 16px;"><strong>SENARİST</strong>   SİMON KİNBERG, JOSH TRANK</span></p>

<p><span style="font-size: 16px;"><strong>OYUNCULAR</strong>   MİLES TELLER, KATE MARA, MİCHAEL B. JORDAN</span></p>

<p><strong><span style="font-size: 16px;">ÖZET</span></strong></p>

<p>Fantastik Dörtlü'de Sue, Reed, Ben ve Johnny uzayda özel bir görev için yolculuk yapan dört astronottur. Görev esnasında beklenmedik bir kozmik radyasyona maruz kalan dörtlü bunun sonucunda farklı özel güçlere sahip olurlar. Sue artık görünmez olabilirken, Reed üst seviyede esneklik kazanır, Ben kayaya dönüşür, Johnny ise alev topuna dönüşüp uçabilmektedir. Ne var ki bu tehlikeli alternatif evrenden aldıkları süper güçlere adapte olmak o kadar da kolay değildir. Fantastik Dörtlü yeni güçlerine hakim olmaya çalışırken eskiden dost oldukları yeni bir düşmana karşı savaşarak dünyayı yok olma tehlikesinden kurtarmaya çalışacaktır. </p>

<p><br />
<span style="font-size:16px;"><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>3,0</strong></span></p>

<p>Yönetmenliğini “Doğaüstü / Chronicle” filminden tanıdığımız Josh Trank’in üstlendiği bu yeni yapımda başrollerde ise Miles Teller, Kate Mara, Michael B. Jordan ve Toby Kebbelli izliyoruz. Fantastik ekiple ilk tanıştığımız film olan 2005 yapımı Tim Story imzalı “Fantastik Dörtlü”nün aksine bu yeni yapımda yıldızlı bir kadro yerine genç bir kadro tercih edilmiş. Bunun avantajları ve dezavantajları da bir arada geliyor. 2005 yapımı filmde seyircinin kendi başına çözmek zorunda kaldığı “Bunlar nereden taşıyor, neden aralarında böyle bir gerginlik var, neden Ben ve Johnny birbirlerinden haz etmiyor, Reed ve Sue’nun arasında neler oldu” gibi sorular, bu filmde bir bir cevap buluyor. Özellikle 2005 yapımı filmde bilim adamı olmakla alakası olmayan motor yarışçısı ve playboy Johhny Storm’un neden bir grup bilim adamının arasında uzaya çıkma şansına eriştiği gibi cevaplanması seyirci tarafından imkansız sorulara da açıklık getirilmiş oldu. Yeni yapımda görüyoruz ki, bütün ekibi bir araya getiren aslında birbirlerine olan ihtiyaçları. Reed ve Ben’in çocukluk yıllarında kurdukları arkadaşlıkla başlayan süreç bir bilim adamıyla tamamen zıt karakterdeki Ben karakterinin dostluğunu derinlemesine açıklıyor. Sue karakterini şaşkın bir sarışın yerine ayakları yere sağlam basan, olgun ve bağımsız bir genç kadın olarak tanıyoruz. Johnny’nin şımarıklığının altında yatan Freudiyen açıklamaları ve henüz ergenlik çağında olan sivilceli delikanlı Reed’in üstün zekası yüzünden çevresinden nasıl soyutlandığını da görebiliyoruz. Fantastik ekibin en büyük düşmanı Victor Van Doom da asi bir genç olarak karşımıza çıkıyor. Sue’ya aşık olan ancak güç hırsı için yaşadığı dünya dahil her şeyi feda etmeye hazır, dahi bir delikanlı olan Victor, başına gelenlerin ardından travmatik bir değişim yaşayarak Doom haline geliyor. Yani Marvel’ın nadiren sunduğu imkanlardan biri olan “kahramanla empati kurabilme” imkanı bu filmde seyirciye sağlanıyor. Kahramanları tanıyor, zayıflıklarını ve arzularını keşfediyoruz. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/2af28887615190a5dd36f6d68f84b3b8.jpg" /></strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>28 YIL SONRA / 28 YEARS LATER</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>6.7</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>ÇIKIŞ TARİHİ  </strong> 20 HAZİRAN 2025</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>DİREKTÖR   </strong>DENNY BOYLE</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>SENARİST   </strong>ALEX GARLAND</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>OYUNCULAR</strong>   AARON TAYLOR- JOHNSON, JODİE COMER, ALFİE WİLLİAMS</span></p>

<p><br />
<strong><span style="font-size:16px;">ÖZET</span></strong></p>

<p>Tehlikeli Rage virüsü biyolojik silah laboratuvarından kaçıp acımasızca dünyayı kasıp kavurduğundan bu yana neredeyse otuz yıl geçti. Bölge o zamandan beri sıkı karantina altında kalsa da, bazı kurtulanlar hala dolaşan enfekteler arasında uyum sağlamanın yollarını buldular. Örneğin küçük bir grup, anakaraya yalnızca sıkı bir şekilde korunan bir geçitle bağlı olan uzak bir adada sığınak buldu. Ancak, topluluk üyelerinden biri olan Jamie, oğlu Spike ile anakarada tehlikeli bir görev üstlenmek için adayı terk ettiğinde, daha önce hiç kimsenin tahmin etmediği bir gerçeklikle karşılaşır. Her zamanki "normal" enfektelere ek olarak, beklenmedik ve korkutucu şekillerde değişen diğer kurtulanlarla da karşılaşır. Insanlığın önünde uzun, engebeli ve tehlikeli bir yol var gibi görünüyor...</p>

<p><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p><strong>3,5</strong></p>

<p> Yönetmenliğini bir kez daha Danny Boyle’un üstlendiği, orijinal senaryoda birlikte çalıştıkları senarist Alex Garland’la yeniden bir araya geldikleri, aynı zamanda serinin üçüncü filmi olan "28 Yıl Sonra", farklı bir bakış getirdiği “zombi” alt türüne güncel ve biçimsel olarak iddialı bir dönüş yapıyor. Başlıca rollerinde Jodie Comer, Alfie Williams, Aaron Taylor-Johnson ve Ralph Fiennes gibi önemli isimlerin bulunduğu film, "28 Gün Sonra" (2002) ve "28 Hafta Sonra" (2007) ile kurulan kıyamet-sonrası evreni, travmanın kuşaklar arası aktarımı ve toplumun kendini yeniden kurma çabası üzerine kurulu yeni bir katmana taşıyor. Teknik açıdan yenilikçi unsurların bulunduğu yapım, sinematografik açıdan karanlık bir atmosfer ve pastoral çürümüşlüğü bir araya getiren etkileyici bir görsel dünya kurulmasını sağlıyor. "28 Yıl Sonra", Rage virüsünün yalnızca fiziksel değil, kültürel ve toplumsal anlamda da kalıcı hasarlar bıraktığı bir Ingiltere portresi çiziyor. Virüsün mutasyona uğrayarak yeni formlarda geri dönmesi, bilimsel değil mitolojik bir şekilde resmediliyor. Bu artık yalnızca bir virüs değil, insan doğasının karanlık tarafına açılan bir çatlağın da sembolü. Filmde, eski dünyaya ait değerlerin (aile, güven, toplum) yerini yeni düzene ve hayatta kalma içgüdüsüne bıraktığı distopik ortamda, bireysel hafızanın yerini kolektif korkunun aldığı bir anlatı inşa ediliyor. Bu noktada bir çocuğun büyüme hikayesi, ebeveynliğin sınırları ve aile bağları da hikayedeki yerini alıyor. Özellikle, büyüme hikayesine şahit olduğumuz ve muhtemel devam filmlerinde izlemeye devam edeceğimiz Spike karakteri, "Stand By Me" filmini andıran bir yolculuk ve cesaret örneği gösteriyor. Bunu yaparken de en büyük motivasyonu elbette sevgi oluyor. Boyle, bu kez daha korkunç ve gerilim dolu bir atmosfer kuruyor. Zombiler, sayıca daha az olsalar da daha korkutucular. Bazıları daha zeki ve doğurgan bir kimliğe de sahipler. Boyle’un bir sürprizi de ağır ve sürüngen zombilere yer vermesi. Yani, virüs geçen 28 yılda evrim geçirmiş bir vaziyette karşımıza çıkıyor. Doğumun kutsallığı ve ebeveynlik içgüdüsü enfekte olan tür üzerinden de hikayeye ekleniyor. Boyle, bu değişimleri biçimsel anlamda da perdeye taşıyor. Geniş açılar ve renk tonları izleyicinin tedirginlik hissini artırıcı şekilde tasarlanmış. Ağırlıklı olarak Iphone telefonlarla çekilen filmin bazı sahnelerinde bu gerçekliğin yakalanması için 20 Iphone telefonun takılı olduğu bazı özel aparatlar da kullanılmış. Bu açıdan da izleyici yeni bir deneyim şansı yakalıyor. Iphone hadisesini duyduğumda biraz şüpheyle bakmıştım. Daha önce bağımsız ve diyalog ağırlıklı filmlerde bu yöntem tercih edilmişti ve başarılı olmuştu ama bu kez aksiyonu da içeren önemli sahneler olduğundan bir yapaylık hissi vermesi olasıydı, ama Boyle ve görüntü yönetmeni Anthony Dod Mantle, müthiş bir iş başararak güzel bir sonuç elde etmişler. Tüm bunların yanında Boyle’un daha şiirsel bir anlatıyı tercih etmesi, akış ve çerçeve tercihlerini buna göre yapması filmin anlatısına büyük bir güç katmış.   </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/85294c93477d17b30fb331ecf7d4e334.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/sinema-kosesi-1</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 12:32:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/sinema-kosesi_abe53.jpg" type="image/jpeg" length="73361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EK SANAT]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/ek-sanat-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/ek-sanat-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatın yolculuğu, her sanatçının kendi hikayesiyle biçimlenir. Kimi zaman renklerin diliyle, kimi zaman tipografinin görsel gücüyle karşımıza çıkar. EK Sanat köşesinde her sayıda farklı sanatçıların üretimlerine yer vererek, onların dünyalarına birlikte adım atmayı amaçlıyorum. 

Sanat, yalnızca estetik bir ifade değil; aynı zamanda bireysel deneyimlerin, kültürel belleğin ve hayallerin yansımasıdır. Ben de bir sanat yolcusu olarak bu hikayeleri sizlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyorum.

Bu sayıda iki değerli sanatçıyı ağırlıyorum: Şevval Bıdı ve Onur Kuran. Bıdı, resimlerinde disiplinlerarası bir yaklaşım geliştirerek renklerin ve formların izini sürüyor. Kuran ise tipografiyi yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir sanatsal ifade biçimi olarak ele alıyor. Şimdi sizi Şevval Bıdı ve Onur Kuran'ın dünyasına davet ediyorum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:24px;"><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.11_5370b38b.jpg" /></span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="font-size:24px;">ŞEVVAL BIDI</span></strong></p>

<p>2001 yılında İstanbul'da doğan Şevval Bıdı, ilk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. Lise döneminin ardından sanata yönelerek İstanbul'da iki farklı resim stüdyosunda eğitim aldı. Küçük yaşlardan beri sanatla iç içe olsa da, bu dönemde profesyonel bir yolculuğa adım atmaya karar verdi.</p>

<p>Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü kazanarak akademik eğitimine devam eden Bıdı, 2025 yılında buradan mezun oldu. Lisans eğitimi sürecinde farklı tekniklerde üretimler gerçekleştirdi ve disiplinlerarası bir bakış açısı geliştirdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.10_3f74fb73.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.10_f0408b37.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.11_5912d04b.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.13_07647685_1.jpg" /></strong></span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>ONUR KURAN</strong></span></p>

<p>Denizli doğumlu grafik sanatçısı ve akademisyen Onur Kuran, tipografi merkezli üretimleriyle tanınmaktadır. Harfleri, sözcükleri ve boşlukları yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda sanatsal bir ifade biçimi olarak ele alır; tipografinin görsel gücünü insan deneyiminin derinliğiyle buluşturur.</p>

<p>Çalışmalarında tek bir sözcük ya da kısa bir tümceye yoğun duygusal ve zihinsel katmanlar yükleyen Kuran, yaşamın izlerini çağdaş sanatın evrensel diliyle yeniden yorumlamaktadır. Özellikle tipografik poster serileri, bireysel yaşanmışlıkların grafik sanatlarla nasıl buluştuğunu gösteren özgün anlatımlar olarak öne çıkar. </p>

<p>Eserleri birçok uluslararası sergide izleyiciyle buluşmuş, çeşitli ulusal ve uluslararası ödüller kazanmıştır. Akademik kariyerine Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nün ardından Eskişehir Teknik Üniversitesi'nde devam eden Kuran, burada "Grafik Tasarım", "Tipografi", "Yazı Karakteri Tasarımı", "Kurum Kimliği Tasarımı" ve "İleri Tipografi ve Disiplinlerarası Uygulamalar" derslerini yürütmektedir. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nde "Tasarım Teorisi" dersini verkmektedir.</p>

<p>Sanatsal üretimlerini kuramsal çalışmalarla bütünleştiren Kuran, tipografinin estetik olanaklarını insanın karmaşık dünyasına açılan bir pencere olarak değerlendirmektedir. Türkiye'nin önde gelen tasarım meslek örgütlerinden Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (GMK) üyesidir. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.12_0b98394d.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.13_675b9ccd.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.13_35603a0e.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.12_8e8d3a7d.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.11_bdec01ce.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-10-09-saat-10.43.10_4cb2de69.jpg" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/ek-sanat-1</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 10:48:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/ek-sanat_00185.jpg" type="image/jpeg" length="83353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ODUNPAZARI ESOK RALLİSİ'NDE HEYECAN SONA ERDİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/odunpazari-esok-rallisinde-heyecan-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/odunpazari-esok-rallisinde-heyecan-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-ESOK-Rallisi-nde-heyecan-sona-erdi-3.jpg" /></p>

<p>Eskişehir, üç gün boyunca motorsporlarının kalbi oldu. Eskişehir Otomobil Sporları Kulübü (ESOK) tarafından düzenlenen ve Odunpazarı Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Odunpazarı ESOK Rally 2025, büyük çekişmeye sahne olan etapların ardından tamamlandı. Aynı zamanda 2025 FIA Avrupa Ralli Kupası’nın dokuzuncu ve Türkiye Ralli Şampiyonası’nın beşinci ayağı olan organizasyon, Espark önünde gerçekleştirilen görkemli ödül töreniyle son buldu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-ESOK-Rallisi-nde-heyecan-sona-erdi-2.jpg" /></p>

<p>Bu yıl da büyük ilgi gören rallide, yalnızca Türkiye’den değil, Fransa, İspanya, Romanya ve İtalya’dan gelen pilotlar da start aldı. Toplam 94 sporcu ve 47 otomobil, Odunpazarı’nın tarihi sokakları ve Eskişehir’in zorlu parkurlarında mücadele etti. Rallinin resmi startı ise Odunpazarı Meydanı’nda, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt tarafından verilen protokol seremonisiyle yapılmıştı.</p>

<p>Üç gün boyunca büyük heyecana sahne olan yarışta, genel klasmanda Buğra Banaz – Gürol Onur Ahıskalı ikilisi zirveye çıktı. Onları Romanya’dan katılan Andrei Dan Girtofan – Emil Dorin Pulpea ikilisi takip ederken, üçüncülük kürsüsünde ise Ali Türkkan – Oytun Albayrak yer aldı. BATRK kategorisinde ise son günün ardından Gürol Baranlı – Koray Akgün ekibi ipi göğüsledi. İkinciliği Evren Olcay – Yenal Kaya alırken, üçüncülük Alptekin Işıkalp – Sevilay Genç ikilisinin oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-ESOK-Rallisi-nde-heyecan-sona-erdi-4.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-ESOK-Rallisi-nde-heyecan-sona-erdi-5.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-ESOK-Rallisi-nde-heyecan-sona-erdi-6.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/odunpazari-esok-rallisinde-heyecan-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 14:12:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_8fa24.jpg" type="image/jpeg" length="40626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[STEPHAN JONES İLE ŞAPKA DÜNYASINA BİR YOLCULUK]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/stephan-jones-ile-sapka-dunyasina-bir-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/stephan-jones-ile-sapka-dunyasina-bir-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih boyunca şapkalar yalnızca başı koruma aracı olarak değil, aynı zamanda kültür, din ve sosyal sınıfın bir simgesi olarak da kullanılmıştır. Çeşitli kültürlerde şapka takmamak yoksulluk ve kanun ve düzene saygısızlığın bir işareti olarak görülmüştür. Kraliyet taçlarından çağdaş yaratıcı şapkalara kadar, bu görünüşte sade başlıklar güç, kimlik ve yaratıcılığın sembollerini taşıyordu. Bu görsel mirası yenilikçi bir şekilde yeniden yaratan tasarımcılar arasında, İngiliz şapka tasarımcısı Stephen Jones özel bir yere sahip. Eserleri, John Galliano gibi büyük tasarımcıların eserlerinin görsel kimliğini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu tarihsel anlatılar biçiminde avangard bir tarz izliyor. Bu yazıda, öncelikle şapkacıların ortaya çıkışından bu yana kısa bir tarihini inceleyeceğiz; ardından şapkaları yalnızca bir aksesuar değil, yaşayan bir görsel olarak gören sanatçıyı yani Stephen Jones'u ve şapka tasarımına olan etkisini ele alacağız.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Anna-Noparast_2.jpg" /></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/2_1_2.jpg" /></strong></p>

<p><strong>ŞAPKACILARIN ORTAYA ÇIKIŞINDAN BU YANA ŞAPKALARIN TARİHİ</strong></p>

<p>Şapkalar, insanoğlunun kullandığı en eski aksesuarlardan biridir ve medeniyetin başlangıcından bu yana hava koşullarından ve sert cisimlerden korunmanın ötesinde bir işleve sahiptir.</p>

<p>Eski Mısır ve Yunanistan'da başörtüsü sosyal veya dini statüyü ifade ediyordu. Orta Çağ ve Rönesans döneminde şapkalar sınıf ayrımının bir simgesi haline geldi ve 17., 18. ve 19. yüzyıllarda günlük stilin ayrılmaz bir parçası haline geldi. 20. yüzyıla girerken, şapkaların dekoratif ve kimliksel rolü, özellikle kadınlar arasında daha da belirginleşti. Son yıllarda şapka kullanımı azalsa da, işlevsel rollerini hâlâ koruyorlar. Stephen Jones gibi tasarımcıların ortaya çıkmasıyla, şapkalar günümüzde yeni bir soluk kazandı ve pratikliklerinin yanı sıra sembolik bir anlam da kazandı. 18. yüzyılda Avrupa ve Amerika'da şapkalar, bir kişinin stilinde çok önemli bir rol oynuyordu. Bu dönemde şapkacıların ortaya çıkışına tanık olduk. Millinery, şapkacılar için kullanılan bir terimdir ve kökeni İtalya'nın Milano şehrinden gelir. O dönemde en kaliteli şapkalar İtalya'nın Milano şehrinde üretiliyordu. Milliner, şapkaları kişinin kişisel tarzına göre tasarlayan, bunları dantel, mücevher ve tüy gibi süslemelerle süsleyen yaratıcı kişilerdi.</p>

<p>19. ve 20. yüzyıllarda birçok genç ve yaratıcı şapkacı moda dünyasına adım attı ve Christian Dior, Coco Chanel ve Elsa Schiaparelli gibi tasarımcıların yanı sıra eserlerini sergiledi; bu kişilerden biri de Stephen Jones'du.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/3-Kopya.jpg" /></p>

<p><strong>STEPHEN JONES VE ŞAPKALARININ HİKAYESİ</strong></p>

<p>Stephen Jones, 1954 yılında İngiltere'nin kuzeybatısında doğan İngiliz bir şapka tasarımcısıdır. Jones, Liverpool'da eğitim gördükten sonra Londra'daki St. Martins üniversitesinde eğitim gördü. 1980 yılında Londra'nın kalbinde kendi şapka mağazasını açtı. Mağazasını açtıktan sonra hızla ünlendi. Rock yıldızlarından Prenses Diana ve Galler Prensesi gibi kraliyet ailesi üyelerine kadar, Stephen Jones'un şapka mağazasının müşterisi oldu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/4-Kopya.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/5_5.jpg" /></p>

<p><strong>PRENSES DIANA VE STEPHEN JONES'UN TASARIMI</strong></p>

<p>Stephen Jones'un tasarım tarzı, insanlara benzersiz bir kimlik ve kişiliğe sahip olduklarını hissettirdi. Şapka işlemelerini çekici kıldı ve şapkaları sıra dışı malzemelerle süsledi. Tarzı, avangard ve gerçeküstü unsurlarla tanımlanıyor; ancak tasarımlarında her zaman klasik 18. yüzyıl şapkacılık tekniklerinden izler bulunur. Ancak Jones'un tasarımları sadece avangart tasarımlarla sınırlı değil, aynı zamanda günlük kullanıma uygun minimalist ve klasik tasarımları da içeriyor. Bu da Jones'un geniş bir zevk yelpazesine hitap etmesini sağlıyor. Stephen Jones'un Line Diffusion şapkaları klasiktir ve günlük kullanıma uygundur.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/6_7.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/7_6.jpg" /></p>

<p><strong>Stephen Jones, çocuk oyuncakları, yiyecek kapları, kurutulmuş çiçekler ve mekanik aletler gibi beklenmedik nesnelerden ilham alıyor ve bunları kendine özgü tarzıyla şapkalara dönüştürüyor.</strong></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/9_2.jpg" /></strong></p>

<p><strong>Jones, şapka tasarımcıları arasında fantezi ve klasik formları dengeleme konusunda nadir görülen bir yeteneğe sahip. Şapkaları cesur ama asla mantık, amaç veya hikâyeden yoksun değil. Jones'un şapkaları giyilebilir sanat eserleridir (wearable art). </strong></p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/10_5.jpg" /></strong></p>

<p><strong>STEPHEN JONES'UN MODA MARKALARIYLA İŞBİRLERİ</strong></p>

<p>Stephen Jones, kırk yıldır şapka tasarlıyor; Dior ile iş birliklerinden Jean Paul Gaultier'e kadar uzanan tasarımlarıyla Jones'un şapkaları, büyük moda dergilerinin kapaklarında düzenli olarak yer alıyor. Şapkaları, dünya çapındaki lüks mağazaların vitrinlerini ve dünyanın en lüks markalarının podyumlarını süslüyor. Jones'un iş birlikleri arasında Christian Dior, Rei Kawakubo, Vivienne Westwood, Thom Browne, Schiaparelli, Maison Margiela ve Louis Vuitton gibi büyük markalar yer alıyor. Jones'un Paris'e gelişi Jean Paul Gaultier ile yaptığı iş birliğiyle başladı; Gaultier, Jones'un iş birliği yaptığı ilk Parisli markaydı ve Jones, daha önce sadece Ingiliz markalarıyla iş birliği yapmış olmasına rağmen, Parisli markalarla iş birliklerini büyük ölçüde Gaultier'e borçludur.</p>

<p>Jones'un en uzun süreli iş birliği, 28 yıldır markanın haute couture ve hazır giyim defilelerinde şapka taktığı Fransız moda evi Dior ile oldu. Stephen Jones, John Galliano'nun markaya katılmasından bu yana markayla birlikte çalışıyor. Jones'a bir röportajda "Dior ile en uzun iş birliğiniz oldu, marka hakkındaki görüşünüz nedir?" sorusu yöneltildi. Ve şöyle cevap verdi: "Şapkalar Dior markası için çok önemli. 1947'de hiçbir kadın şapkasız evden çıkmazdı. Christian Dior, Fransız kadınlarının modasını ve stilini değiştirdi, tasarımları romantik bir kadını yansıtıyordu, Galliano da Dior'a katılır katılmaz bundan ilham aldı. Dior, büyük bir miras bıraktı." Jones sözlerine şöyle devam etti: "Şapkalar koleksiyonun ayrı bir parçası çünkü kıyafetler önce şapkasız olarak sergileniyor ve ardından şapka manken üzerindeki diğer kıyafetlere ekleniyor. Dior benim için özel çünkü hâlâ özel bir şapka koleksiyonuna sahip tek haute couture markası; Christian Dior, moda tasarımcısı olmadan önce profesyonel bir şapkacıydı." </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/11_1.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/13_3.jpg" /></p>

<p>Stephen Jones, John Galliano hakkında verdiği bir röportajda şöyle demişti: "John'da bana ilham veren şey, tasarımlarındaki kadın karakterini canlandırması. Tasarımlarında harika bir hikaye anlatımı var ve Bağdat'a giden bir Çin prensesini tren istasyonunda görebilirsiniz; bu da onun güçlü hikaye anlatımının bir göstergesi." Ayrıca sözlerine şöyle devam etti: "Bir keresinde John'a şapkalara neden önem verdiğini sorduğumu hatırlıyorum. Benden böyle bir soru beklemediğini ve komik bulduğunu söyledi. 'Neden şapkalara önem vermeyeyim ki?' dedi. Izleyicinin tasarımımızda gördüğü ilk şey modelin şapkası ve başlığıdır. Şapka dikkatlerini çekerse, elbisenin diğer detayları da gözlerinde güzelleşecek ve şapka ile elbise arasında bir bağlantı çizgisi arayacaklardır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/17_2.jpg" /></p>

<p>Stephen Jones, John Galliano hakkında verdiği bir röportajda şöyle demişti: "John'da bana ilham veren şey, tasarımlarındaki kadın karakterini canlandırması. Tasarımlarında harika bir hikaye anlatımı var ve Bağdat'a giden bir Çin prensesini tren istasyonunda görebilirsiniz; bu da onun güçlü hikaye anlatımının bir göstergesi." Ayrıca sözlerine şöyle devam etti: "Bir keresinde John'a şapkalara neden önem verdiğini sorduğumu hatırlıyorum. Benden böyle bir soru beklemediğini ve komik bulduğunu söyledi. 'Neden şapkalara önem vermeyeyim ki?' dedi. Izleyicinin tasarımımızda gördüğü ilk şey modelin şapkası ve başlığıdır. Şapka dikkatlerini çekerse, elbisenin diğer detayları da gözlerinde güzelleşecek ve şapka ile elbise arasında bir bağlantı çizgisi arayacaklardır." Stephen şunları ekledi: "John'la çok yakın bir ilişkimiz var; bir şapkacı olarak onun aklını okuyabiliyordum. Birlikte şapka tasarladık ve tüm o şapkalar birlikte yarattığımız şeylerdi."</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/20_2.jpg" /></p>

<p><strong>STEPHEN JONES'A GÖRE ŞAPKA TASARIMININ GELECEĞİ</strong></p>

<p>Stephen Jones, bir röportajında, "Şapkaların modadaki geleceğinin ne olacağını düşünüyorsunuz?" sorusuna şu şekilde cevap verdi: "Elbette şu anda sadece süs amaçlı kullanılan şapkalar, gelecekte daha fazla anlam kazanacak, çünkü şapkalar giderek su ve elektrik faturaları gibi insanların hayatının ayrılmaz bir parçası haline geliyor."Şöyle devam etti: "Birçok insan bana artık şapka takmadıklarını söylüyor! Ama işte, metroda, sokakta ve partilerde şapka takan birçok insan görüyorum. Hatta güneş şapkası takan insanlar bile görüyorum. Yani şapkalar hâlâ takılıyor; tek yapmamız gereken, anlamlı ve yaratıcı şapkalar yaratabilmek için zamana ayak uydurmak." Stephen Jones ve şapka tasarımının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Şapkalar 40'lar ve 50'lerdeki kadar popüler olabilirler mi?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MODA</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/stephan-jones-ile-sapka-dunyasina-bir-yolculuk</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 12:19:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_20dec.jpg" type="image/jpeg" length="87436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CANAN GÜNEŞ'TEN "ARALIKSIZ" SERGİSİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/canan-gunesten-araliksiz-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/canan-gunesten-araliksiz-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Canan Güneş’in kişisel seramik sergisi “Aralıksız”, Eldem Sanat Alanı’nda sanatseverlerle buluştu. Otto Bagno sponsorluğunda gerçekleşen sergi, sanatçının üretimlerinde süreklilik ve yoğunluk kavramlarını seramik üzerinden yorumladığı bir seçki sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açılışta Eskişehirli sanatseverler bir araya gelirken, sergiye gösterilen ilgi dikkat çekti. “Aralıksız” sergisi, ziyaretçilere seramiğin farklı anlatım olanaklarını deneyimleme fırsatı verdi.</p>

<p>Eskişehir’in sanat camiasından birçok isim bir araya geldi. Katılımcılar, sanatçının farklı teknik ve formlarla oluşturduğu seramik çalışmalarını ilgiyle inceledi. Sergi, hem estetik yaklaşımı hem de dokusuyla dikkat çeken eserleriyle sanatseverlere seramiğin farklı yorumlarını deneyimleme fırsatı sundu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4361.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4312.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4338.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4344.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4419.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4397.jpg" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/canan-gunesten-araliksiz-sergisi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 20:24:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/canan-gunes-ten-araliksiz-sergisi_45a0b.jpg" type="image/jpeg" length="49576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayallerden Notalara VOLKAN İMANÇER]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/hayallerden-notalara-volkan-imancer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/hayallerden-notalara-volkan-imancer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da doğan ve 21 yıldır müziğin içinde yaşayan Volkan İmançer, sahnelerin enerjisiyle kendi iç dünyasını buluşturan bir sanatçı. İlk gençlik yıllarında başlayan müzik tutkusu, bugün onu hem farklı türlerde sahne alan hem de kendi bestelerini dinleyiciyle buluşturmayı hayal eden bir yolculuğa taşımış. Samimiyeti, sahneye olan bağlılığı ve “Zır Deli” şarkısıyla adım attığı profesyonel müzik serüveni, İmançer’in sanatında yeni kapılar açmaya devam ediyor.  ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_7399.jpg" /></p>

<p><strong>Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?</strong></p>

<p>Ben Volkan İmançer, 1987 yılında Ankara’da doğdum. Müziğe olan ilgim küçük yaşlarda başladı ve bu tutkum beni zamanla profesyonel anlamda müziğin içinde bir yolculuğa çıkardı. Yaklaşık 21 yıldır aktif olarak müzikle iç içeyim ve bu süreçte farklı projelerde yer alarak, sahne deneyimimi ve müzikal birikimimi geliştirdim. Kendi müzikal kimliğimi oluşturmaya çalışırken, her zaman sevdiğim işi yapmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum.</p>

<p><strong>Müzik kariyerinize nasıl başladınız? Bu yolculuk nasıl şekillendi?</strong></p>

<p>Müzik yolculuğum aslında lise yıllarımda, özellikle de son sınıfta başladı diyebilirim. O dönemde müzik öğretmenim, müziğe olan yatkınlığımı ve yeteneğimi fark etti. Onun desteği ve yönlendirmesi sayesinde kendime olan güvenim arttı ve bu alanda daha ciddi adımlar atmaya başladım. İlk başta sadece bir hobi gibi görünen bu uğraş, zamanla hayatımın merkezine yerleşti. Sahne tecrübeleri, çeşitli gruplarla yaptığım çalışmalar ve kendi müziğimi üretme süreci derken, bu yolculuk beni hiç bırakmadı. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_4716.jpg" /></p>

<p><strong>İlk beste ya da ilk sahne deneyiminiz nasıldı?</strong></p>

<p>İlk bestemi 18 yaşımda yaptım. Tabii o zamanlar hem teknik hem de duygusal anlamda yolun çok başındaydım. Beste oldukça amatördü ama benim için çok değerliydi çünkü içimden geçenleri ilk kez bir şarkıya dökmüştüm. Hâlâ kimsenin duymadığı birçok şarkım var aslında. İlk sahne deneyimim ise lise son sınıfta, okulda düzenlenen bir konserde oldu. O an, müziğin benim hayatımda ne kadar özel bir yere sahip olduğunu daha iyi anladım. Bu konserden sonra sahneye olan ilgim daha da arttı ve kısa süre içinde Ankara’daki çeşitli kafelerde sahne almaya başladım. Gitarımla şarkılar söyledim, zamanla dinleyiciyle aramda güçlü bir bağ kurmaya başladım. Bu deneyimler, müziğe olan bağlılığımı pekiştirdi ve bugün olduğum noktaya gelmemde önemli bir temel oluşturdu.</p>

<p><strong>Müzik yaparken en çok neyi önemsiyorsunuz, en çok neye dikkat ediyorsunuz?</strong></p>

<p>Müzik yaparken en çok önem verdiğim şey, söylediğim şarkıların hem bana hem de dinleyicilerime duygusal olarak hitap edebilmesi. Repertuvarıma seçtiğim şarkıların bana yakışmasına, karakterimle ve duygularımla örtüşmesine özen gösteriyorum. Şarkının sözleri, melodisi ve genel atmosferi, benim iç dünyamı yansıtmalı ki sahnede samimi ve etkili bir performans ortaya koyabileyim. Aynı zamanda sahneme gelen dinleyicilerimin de bu duygularla buluşabilmesi, kendilerinden bir şeyler bulabilmesi benim için çok önemli. Bunun dışında, dinleyicilerime en iyi deneyimi sunmak için sahne bütünlüğüne de dikkat ediyorum. Sadece şarkı söylemekle kalmıyorum; sahne kıyafetlerimden sahnedeki duruşuma, seyirciyle kurduğum diyaloglardan hitap şeklime kadar her detaya özen gösteriyorum. </p>

<p><strong>Kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız? Belli bir türle sınırlı hissediyor musunuz?</strong></p>

<p>Kendi müziğimi belirli bir türle sınırlı hissetmiyorum. Elbette sahnede ağırlıklı olarak Türkçe pop ve Türkçe slow tarzında ilerliyorum, çünkü bu tarzlar hem sesime hem de sahne enerjime çok uygun. Ancak repertuvarımı oluştururken sadece bu tarzlarla yetinmiyorum. </p>

<p>Fantezi ve arabesk müziğin güçlü eserlerinden de seçkiler sunuyorum; çünkü bu türler de halkın duygularına dokunan çok özel bir yere sahip. Aynı şekilde, Anadolu'nun ruhunu yansıtan türkülere de yer vererek, kültürel zenginliğimizi sahneye taşıyorum. Bunun yanında Türk rock müziğin sevilen ve bilinen parçalarını da dinleyicilerimle paylaşıyorum. Böylece sahnede duygusal yoğunluğu yüksek bir yolculuk yaşatırken aynı zamanda dinleyicinin enerjisine göre repertuvarı şekillendirme imkânım oluyor.  </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_8996.jpg" /></p>

<p><strong>Kendi gelişimini nasıl takip ediyorsunuz? Sanatınızda bir dönüşüm yaşadığınızı düşünüyor musunuz?</strong></p>

<p>Bu konuda çalıştığım müzisyen arkadaşlarımın da çok etkisi oluyor yani hem müzikal anlamda hem karakter olarak çok düzgün insanlarla çalışıyorum ve sürekli yeni şarkılar dinleyip bu şarkılara kendimizce düzenlemeler yapıyoruz . Bu şekilde müzikal olarak kendimizi geliştirdiğimizi üzerine her gün bir şeyler kattığımızı düşünüyorum. Çalışmak ve olduğum noktayı bilerek daha iyisini isteyerek ilerlemek sanatta ve kişisel olarak sürekli daha güzel hedeflere ilerlememizi sağlıyor. Bu da bizi yaptığımız işte diri kalmamızı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Müzikle ilgili en büyük hayaliniz nedir? İleride nasıl projeler yapmak istiyorsunuz?</strong></p>

<p>Müzikle ilgili en büyük hayalim, tamamen kendi bestelerimi seslendirdiğim bir projeye imza atmak. Bu aslında hem gerçekleştirmek istediğim bir hedef hem de içimde uzun zamandır taşıdığım bir tutku. Yıllar içinde duygularımı, yaşadıklarımı ve gözlemlerimi yansıttığım birçok şarkı birikti. Hepsi benim iç dünyamın bir yansıması, birer parçam gibi. Bu şarkıları günün birinde dinleyiciyle buluşturmak ve sahnede kendi sözlerimi, kendi melodilerimi seslendirmek benim için çok özel ve anlamlı olacak.</p>

<p><strong>Zır Deli şarkınızı yapma süreciniz nasıl ilerledi? Bu süreçte en dikkat ettiğiniz şey neydi?</strong></p>

<p>İlk çıkarttığım şarkının hem kaliteli hem de güçlü bir eser olmasını istiyordum . Sözün müziğin Yusuf Çömlekçi’ye düzenlemenin Alişan Göksu’ya ait olduğu çok güzel bir şarkı ortaya çıktı ve hep beraber inandığımız anda bunu dinleyicilerimiz buluşturmaya karar verdik.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_8993_2.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/hayallerden-notalara-volkan-imancer</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Oct 2025 14:40:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_3a4c0.jpg" type="image/jpeg" length="43887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Damarlarınızı korumak için bu önerilere dikkat edin"]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/damarlarinizi-korumak-icin-bu-onerilere-dikkat-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/damarlarinizi-korumak-icin-bu-onerilere-dikkat-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bu tavsiyeler kalp ve damarlarınızı koruyor"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Image-2025-09-09-at-14.06.41_1.jpg" /></p>

<p>Damar tıkanıklığının sessizce ilerleyen ancak ciddi sonuçlara yol açan bir sorun olduğuna işaret eden Opr. Dr. Volkan Yurtman, Akdeniz tipi beslenme ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekerek 40 yaş üstündeki kişilere düzenli check-up tavsiye etti.</p>

<p>Damar sağlığının önemine dikkat çeken Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Volkan Yurtman “Kalbiniz, ömrünüz boyunca size tek kuruş maaş istemeden, tatil yapmadan çalışan en sadık işçinizdir. Ama bu işçinin yolları, yani damarlarınız, zamanla tıkanmaya başlarsa, işte o zaman sorun büyük! En kötüsü de bu tıkanıklıkların genellikle sessiz olmasıdır. Yani fark ettiğinizde, çoğu zaman iş işten geçmiş olabilir” diye konuştu. </p>

<p>Vücuttaki damarları apartmandaki su borularına benzeten Dr. Yurtman tıpkı yıllar geçtikçe su borularının kireç tutup, paslanıp, içinin daraldığı gibi damarların da benzer süreçten geçtiğini yani damar kireçlenmesi yaşandığını, buna da tıptaki adıyla “ateroskleroz” denildiğini ifade etti. Başta hiçbir şey fark edilmediğini anlatan Dr. Yurtman “Su hâlâ akar, kalp hâlâ pompalar. Ama bir gün aniden musluk akmaz ise, kalp krizi böyle gelir” dedi.</p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/shutterstock_2454464609_1.jpg" /></strong></p>

<p><strong>“Bir gün sağlıklı görünen kişi, ertesi gün kalp krizi geçirebilir”</strong></p>

<p>Damarlardaki daralma yüzde 30-40 seviyelerinde olduğunda genellikle belirti görülmediğini aktaran Dr. Yurtman daralma yavaş yavaş arttıkça, örneğin yüzde 70’e yaklaştığında göğüs ağrısı, nefes darlığı, yürürken bacaklarda yorulma gibi şikâyetlerin başladığını söyledi. Daha kötü olan durumlarda ise bazen plakların daha yüzde 50’de iken bir anda çatlayarak aniden pıhtı oluşturduğunu yani oldukça sağlıklı görünen birinin ertesi gün kalp krizi geçirebileceğini dile getirdi.</p>

<p><strong> “Göğüs ağrısı kalp damarlarına işaret ediyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dikkatli bakıldığında bu durumun küçük göstergeleri olduğuna değinen Dr. Yurtman “Göğsünüzde baskı veya kola yayılan ağrı kalp damarlarının alarmda olduğunu söyler. Konuşmada bozulma ve görmede kayma beyin damarlarının işlevlerine işaret eder. Yürürken hissedilen ancak durunca geçen baldır ağrısı bacak damarlarından haber taşır. Dirençli tansiyon ise böbrek damarlarındaki bir sorun anlamına gelebilir” diye konuştu. </p>

<p>Dr. Yurtman damar kireçlenmesi için yüksek risk taşıyan grupları “Sigara tiryakileri çoğu zaman dumanı sadece akciğere değil, doğrudan damara verdiklerini bilmezler. Ellenmiş bir kalbi olmasına rağmen yüksek kolesterol ile gezenler, kontrol altına alınmamış yüksek tansiyon ve şeker hastaları, göbek çevresini büyütecek kadar iştah sahibi olanlar ile ‘Ailemde kalp krizi var ama bana bir şey olmaz’ diyenler” olarak sıraladı. </p>

<p><strong>“Az içmek yeterli değil sigarayı mutlaka bırakın”</strong></p>

<p>Erken tanının önemini vurgulayan Dr. Yurtman kan testleriyle kolesterol, şeker ve trigliserit değerlerine bakılabileceğini; efor testiyle de kalbin performansının görülebileceğini ifade etti. Boyun ve bacak damarlarını gözden geçirmek için ultrason (doppler); damarların içini üç boyutlu görmek için ise BT anjiyo yapılabileceğini sözlerine ekledi. </p>

<p>Dr. Yurtman damar sağlığını korumak için şu tavsiyelerde bulundu: “Sigarayı bırakın gerçekten bırakın, ‘az içiyorum’ diye kandırmayın. Akdeniz tipi beslenin; zeytinyağı, balık ve sebzenin kalp dostu üçlü olduğunu unutmayın. Egzersiz yapın, hareket edin, en azından haftada en az 3 gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapabilirsiniz. Kilonuzu kontrol edin. Özellikle 40 yaş üstüyseniz düzenli check-up yaptırın”.</p>

<p>“Damar tıkanıklıkları sessizdir ama sonuçları gürültülüdür” diyen Dr. Yurtman kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına işaret etti. Damar sağlığına dikkat etmenin kalp sağlığına da hizmet etmek olduğunun altını çizerek erken tanı ve takibin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK &amp; SPOR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/damarlarinizi-korumak-icin-bu-onerilere-dikkat-edin</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 14:46:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_fa960.jpg" type="image/jpeg" length="29113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ODUNPAZARI'NDA ATEŞLE TOPRAĞIN BULUŞMASI GERÇEKLEŞTİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/odunpazarinda-atesle-topragin-bulusmasi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/odunpazarinda-atesle-topragin-bulusmasi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Odunpazarı, 8. Uluslararası Eskişehir Odunpazarı Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı ile sanatın merkezi oldu. Bu yıl sekizincisi düzenlenen çalıştay, Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen usta sanatçıları bir araya getirdi. Etkinlik boyunca seramik, ateşin gücüyle buluşarak birbirinden özgün eserler ortaya çıkardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-nda-ateşle-toprağın-buluşması-suruyor-16.jpg" /></p>

<p>Çalıştayın ikinci gününde, Şehrin Ateşi Seramik Galerisi’nde seramik tutkunları için Lüster, Sagar ve Naked Raku pişirimleri gerçekleştirildi. Katılımcıların bizzat deneyimleme fırsatı bulduğu Seramik Workshop ise yoğun ilgi gördü. Meraklılar, sanatçılarla aynı atölyede çalışarak farklı pişirim tekniklerini öğrenmenin heyecanını yaşadı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalıştay alanını ziyaret eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sanatçıların çalışmalarını yakından takip etti. Başkan Kurt, etkinliğe katılan sanatçılardan gerçekleştirdikleri üretimler hakkında bilgi aldı ve seramiğin kültürel bir miras olarak yaşatılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Odunpazarı-nda-ateşle-toprağın-buluşması-suruyor-1.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/odunpazarinda-atesle-topragin-bulusmasi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 13:03:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_3fb92.jpg" type="image/jpeg" length="33202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GIGA / SUNSET TALKS ESKİŞEHİR'DE İŞ DÜNYASI, HUKUK VE GENÇLİĞİ BULUŞTURDU]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/giga-sunset-talks-eskisehirde-is-dunyasi-hukuk-ve-gencligi-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/giga-sunset-talks-eskisehirde-is-dunyasi-hukuk-ve-gencligi-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de düzenlenen GİGA / Sunset Talks etkinliği, iş dünyası, hukuk camiası ve gençleri bir araya getirdi. Sunset atmosferinde gerçekleşen buluşmaya, Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu ve Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Av. Elif Töre konuşmacı olarak katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Asil-Vedat-Kahya-Ahmet-Kapanoğlu-Elif-Tore.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekinlikte, gençlerin iş dünyasıyla kuracağı bağların önemi, hukuk ve adaletin toplumdaki yeri gibi konu başlıkları yer alırken, katılımcılar konuşmacılarla birebir sohbet etme ve fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı.</p>

<p>Konuşmaların ardından networking bölümüyle devam eden organizasyon, Eskişehir'in sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir soluk getirdi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/DSCF8551.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Başak-Kahya.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Ayşe-Demirdover.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/DSCF8559.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/DSCF8557.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/DSCF8754.jpg" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/giga-sunset-talks-eskisehirde-is-dunyasi-hukuk-ve-gencligi-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 12:52:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/10/_40e4f.jpg" type="image/jpeg" length="57951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AY TUTULMASI]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/ay-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/ay-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-03-22-saat-21.51.23_395a5ccd_1.jpg" /></p>

<p>Balık burcundaki Tam Ay Tutulması, gökyüzünde son derece kritik bir kırılma anını işaret ediyor. Bu tutulma, Anka yıldızıyla kavuşum halinde; yani küllerinden doğmak, yıkılıp yeniden kurulmak, teslimiyetle sınanmak ve vazgeçemediklerimizden koparılmak gibi güçlü temaları beraberinde getiriyor. Bir tarafta Balık’ın dağılmaya, bırakmaya ve çözülmeye davet eden enerjisi varken; karşısında 15° Başak burcundaki Güneş, Mizar yıldızıyla kavuşum halinde, düzenin bozulması, salgın hastalıklar, terör ve patlamalar gibi zorlayıcı olayları tetikleyebilecek sert etkiler yayıyor. Türkiye haritasına göre tutulma 9. evde, ülkenin eğitim, üniversiteler, yüksek yargı, din, inançlar, dış politika ve uluslararası ilişkiler gündemlerinde ani kırılmaların ve şok gelişmelerin yaşanabileceğini gösteriyor. Tutulma Türkiye’nin Uranüs’ü ve Güney Ay Düğümü hattıyla kavuşumda; bu da geçmişten gelen kadersel hesapların, dış ilişkilerde ani kopuşların, beklenmedik olayların ve uluslararası arenada sarsıcı gelişmelerin altını çiziyor. Yönetici gezegenlerden Jüpiter destek veriyor gibi görünse de, diğer yönetici Neptün 10. evde, yani ülkenin yönetimi, liderleri, siyasi figürleri ve uluslararası prestiji üzerinde hayal kırıklıkları, sis perdesi, yalanlar, suikast girişimleri ve çözülmelerin gündeme gelebileceğini düşündürüyor. Su baskınları, sulardan gelen salgın hastalıklar, toplu zehirlenmeler, hapishaneler ve hastanelerle ilgili gelişmeler öne çıkabilir; ayrıca af veya tutuklulara dair kararlar gündeme taşınabilir. Asc’nin 11. eve düşmesi ve Türkiye’nin Güneşi’ne karşıt çalışması, halkın iradesiyle yönetim arasındaki kutuplaşmaları, meclis ve parlamento içindeki ayrışmaları, dost görünen ülkelerle ilişkilerde gerilimleri ve halkın güven duygusunun zedelenmesini vurguluyor. Asc yöneticisi Venüs’ün 2. evde, Türkiye’nin Venüs’üne kare yapması ise ülkenin ekonomisini, parasal kaynaklarını, gençlerini, sanatçılarını, sporcularını ve ünlülerini gündeme taşıyor. Venüs’ün Aslan burcunda ve tutulmaya Uranüsyen bir açıyla bağlanması, ekonomide ani dalgalanmalara, sahne sanatçılarının ve ünlülerin adlarının skandallarla anılmasına, gençlerin sosyal tepkilerinin yükselmesine ve beklenmedik gelişmelerin yaşanmasına işaret ediyor. Bu tutulma özetle, hem bireysel hem de toplumsal planda, “eski düzenin çözüldüğü, yeni bir düzene hazırlık yapmamız gereken” çok güçlü bir kırılma noktasına işaret ediyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Koç ve Yükselen Koç</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/koc_1.png" /></p>

<p>Koç, bu tutulma senin bilinçaltını, görünmeyen taraflarını, içsel korkularını ve bastırdığın duygularını harekete geçiriyor. Balık burcunun şifalandırıcı ama aynı zamanda teslimiyete zorlayan enerjisiyle, artık arkanda sürüklediğin yükleri bırakma zamanın geldi. Tutulma sana, hayatında bitmesi gereken konuları işaret edecek. Kimi Koçlar için bu, yıllardır sırtında taşıdığı bir sırrın açığa çıkması, kimi içinse gizli düşmanlıkların ifşa olması olabilir. Arkandan dönen işlerin su yüzüne çıkması, güvenini sınayacak. Özellikle Anka yıldızı etkisiyle küllerinden yeniden doğmaya hazırlanıyorsun. Bu süreçte rüyaların çok güçlü mesajlar getirebilir. Gizli kalan bilgiler, aileden, iş ortamından ya da arkadaş çevresinden gelebilir. Senin için önemli olan, kontrolü bırakıp teslim olmayı öğrenmek. Kariyer alanında, perde arkasında dönen işler seni zorlayabilir. İş ortamında sırlar, gizli planlar, dedikodular ortaya dökülebilir. Çalıştığın yerde arka planda olan bir organizasyonun, işten çıkarma ya da toplu değişikliklerin haberi gelebilir. Eğer devlet ya da büyük kurumlarla ilgili işlerin varsa, gecikmeler veya perde arkasında oynanan oyunlar önüne çıkabilir. Bu süreçte kariyerinle ilgili kesin kararlar vermek yerine, akışa bırakıp gözlem yapmak sana daha faydalı olur. Yaratıcı işlerle uğraşan Koçlar için ise ilham dolu bir dönem, ama bu ilhamı disipline dökmezsen dağılma riski var. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Boğa ve Yükselen Boğa</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/boğa_1.png" /></p>

<p>Sevgili Boğalar, bu tutulma sizin için hayatınızda bazı dengeleri yeniden gözden geçirmeniz gereken bir dönem başlatıyor. Özellikle maddi güvence, değerler ve sahip olduklarınızla ilgili konular ön plana çıkıyor. Hayatınızda uzun süredir devam eden alışkanlıklarınız, rutinleriniz ve konfor alanlarınız sorgulanabilir. Kendinizi bazen huzursuz ya da sabırsız hissetmeniz olası; çünkü bu tutulma, sizi eski düzenleri bırakmaya ve daha esnek bir bakış açısı geliştirmeye zorluyor. Ani farkındalıklar yaşayabilir, “artık bu şekilde devam edemem” diyecek bir noktaya gelebilirsiniz. Kendinizi baskı altında hissetmeden, ama kararlı şekilde adımlar atmanız gerekiyor. Enerjiniz değişken olabilir, Boğalar. Bu tutulma sırasında özellikle boyun, boğaz ve tiroid bölgesi hassaslaşabilir. Stresle baş etme yöntemlerinizi gözden geçirmek önemli. Yoga, meditasyon veya nefes çalışmaları hem zihninizi hem de bedeninizi rahatlatabilir. Uyku düzenine dikkat edin; çünkü zihinsel gerginlik, uyku kalitenizi düşürebilir. Ayrıca tutulma döneminde beslenme alışkanlıklarınız da göz önünde olmalı; ağır yiyeceklerden ve aşırı şekerden uzak durmanız iyi olur.</p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">İkizler ve Yükselen İkizler</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/ikizler_1.png" /></p>

<p>Sevgili İkizler, bu tutulma sizin için zihinsel ve iletişim alanlarınızı derinlemesine etkiliyor. Düşünceleriniz hız kazanabilir, bazı konularda netlik kazanmak için ani farkındalıklar yaşayabilirsiniz. Özellikle yakın çevrenizle, kardeşlerinizle veya iş ortamınızda iletişimle ilgili konular ön plana çıkabilir. Tutulma, sizden daha şeffaf ve açık olmanızı isteyebilir; eski yanlış anlaşılmaları düzeltmek, eksik kalan konuşmaları tamamlamak için fırsatlar sunuyor. Aynı zamanda, zihniniz sürekli çalışıyor ve bir şeyleri analiz etme ihtiyacınız artıyor; bu yüzden kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Bu dönemde özellikle sinir sistemi ve solunum yolları hassaslaşabilir. Stres kaynaklı baş ağrıları, halsizlik veya uyku düzensizlikleri yaşanabilir. Meditasyon, yürüyüş veya hafif egzersizler sizi rahatlatacaktır. Ayrıca tutumlarınızda ve yaşam tarzınızda küçük değişiklikler yapmak, sağlığınız açısından büyük fark yaratabilir. Zihninizi sakinleştirmek, hem bedeninizi hem ruhunuzu destekleyecektir. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Yengeç ve Yükselen Yengeç</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/yengec_1.png" /></p>

<p>Sevgili Yengeçler, bu tutulma sizin için duygusal ve ev hayatıyla ilgili konuları derinlemesine gündeme getiriyor. Aileniz, eviniz ve yaşam alanınızla ilgili bazı farkındalıklar yaşayabilirsiniz. Belki de uzun süredir göz ardı ettiğiniz duygusal ihtiyaçlarınız ortaya çıkıyor; artık kendinize daha fazla değer vermeniz gerekiyor. Tutulma, sizi geçmişle yüzleşmeye ve duygusal olarak kendinizi yeniden yapılandırmaya davet ediyor. İç dünyanızda ani farkındalıklar, bazen de geçmişten gelen duygusal yüklerin ortaya çıkması olası. Kendinizi korumak, sınırlarınızı netleştirmek ve duygusal olarak güçlenmek bu süreçte öncelikli. Sağlığınızda özellikle sindirim sistemi ve mide hassasiyeti öne çıkabilir. Stres ve duygusal dalgalanmalar fiziksel sağlığınızı etkileyebilir, bu yüzden beslenmenize dikkat etmeniz önemli. Meditasyon, nefes çalışmaları veya su ile ilgili ritüeller, hem ruhunuzu hem bedeninizi rahatlatacaktır. Uyku düzeninize özen göstermek, enerji seviyenizi korumanız açısından kritik. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Aslan ve Yükselen Aslan</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/aslan_1.png" /></p>

<p>Sevgili Aslanlar, bu tutulma sizin için özellikle özgüven, kişisel ifadeler ve hayata dair hedefler alanında güçlü bir dönemi tetikliyor. Kendi yolunuzda ilerlerken, hangi alanlarda kendinizi ifade ettiğinizi ve hangi konularda sınır koymanız gerektiğini fark edebilirsiniz. Tutulma, sizi daha kararlı, daha bilinçli ve daha öz farkındalıkla hareket eden biri haline getiriyor. Özellikle kendinize dair beklentilerinizde ve başkalarıyla olan ilişkilerinizde netlik kazanmanız olası. Dışarıdan gelen baskılar ya da eleştiriler, sizi yıldırmak yerine kendi gücünüzü hatırlamanız için bir fırsat olacak. İş hayatınızda ve kariyer planlarınızda önemli farkındalıklar gündeme gelebilir. Tutulma, yaratıcılığınızı ve liderlik yeteneklerinizi kullanmanız gereken bir dönemi işaret ediyor. Bazı Aslanlar için terfi, projelerde sorumluluk artışı veya kendi işini başlatma gibi fırsatlar doğabilir. Ancak aceleci kararlar yerine planlı ve stratejik hareket etmek kritik. İletişimde netlik ve kararlılık, bu dönemde sizin en büyük avantajınız olacak.</p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Başak ve Yükselen Başak</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/başak_1.png" /></p>

<p>Sevgili Başaklar, bu tutulma sizin için özellikle günlük rutinler, sağlık ve iş disiplinini gözden geçirme dönemi başlatıyor. Hayatınızda kontrol etmeye alıştığınız konular, bu tutulma ile birlikte sınanabilir; bazı şeyleri eskisi gibi yönetemediğinizi fark edebilirsiniz. Bu süreç, sizi daha esnek olmaya ve mükemmeliyetçi yaklaşımınızı yumuşatmaya davet ediyor. Aynı zamanda yaşamınızdaki küçük detayların büyük resimle nasıl bağlantılı olduğunu fark etmeniz olası. Kendinize karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmak, bu dönemde hem huzurunuzu hem enerjinizi korumanıza yardımcı olacaktır. İş ve kariyer alanında tutulma, özellikle sorumluluklar ve projelerle ilgili farkındalıklar getiriyor. Bazı Başaklar için iş yoğunluğu artabilir, bazıları ise işlerini yeniden organize etmek veya daha verimli hale getirmek zorunda kalabilir. Planlama ve detaycılık sizin avantajınız olacak, ama aceleci kararlar almaktan kaçının. Tutulma, uzun vadeli hedeflerinizi gözden geçirmeniz ve stratejilerinizi güncellemeniz için fırsatlar sunuyor. İşbirlikleri ve takım çalışmaları konusunda daha açık ve net olmanız da başarıyı destekleyecek. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Terazi ve Yükselen Terazi</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/terazi_1.png" /></p>

<p>Sevgili Teraziler, bu tutulma sizin için özellikle finansal ve değerler alanında farkındalıklar getiriyor. Gelir-gider dengesi, yatırımlar, harcamalar ve sahip olduklarınızla ilgili konular öne çıkabilir. Hayatınızda neye değer verdiğinizi sorgulamanız ve maddi konularda daha bilinçli adımlar atmanız gerekebilir. Tutulma, sizi hem içsel hem de dışsal olarak kaynaklarınızı doğru yönetmeye çağırıyor. Aynı zamanda kendinize karşı güveninizi ve kararlılığınızı pekiştirecek bir süreç. Bazı konularda ani farkındalıklar, eski alışkanlıkları bırakmanız için size cesaret verecek. Bu dönemde özellikle böbrekler, bel bölgesi ve omurga hassaslaşabilir. Stres ve kaygı, fiziksel sağlığınızı etkileyebilir; bu yüzden meditasyon, hafif egzersizler ve düzenli su tüketimi çok önemli. Tutulma sırasında enerji dalgalanmaları olabilir, bu nedenle kendinizi zorlamadan adım atmanız, dinlenmeye ve ruhsal dengeye önem vermeniz gerekecek. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Akrep ve Yükselen Akrep</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/akrep_1.png" /></p>

<p>Sevgili Akrepler, bu tutulma sizin için özellikle içsel dönüşüm, bilinçaltı ve yakın ilişkiler alanında derin bir etki yaratıyor. Hayatınızda farkında olmadan biriktirdiğiniz duygusal yükler, bu tutulma ile birlikte yüzeye çıkabilir. Artık kendinizi ve ilişkilerinizi daha derin bir şekilde gözlemlemeniz gerekebilir. Tutulma, sizi hem kendinizle hem de karşınızdakilerle olan bağlarınızda netlik kazanmaya zorluyor. Gizli kalmış duygular, bastırılmış öfke veya çözülmemiş travmalar gündeme gelebilir; bunları fark etmek ve dönüştürmek, hem ruhsal hem de duygusal olarak sizi özgürleştirecek. Bu süreçte sezgileriniz çok güçlü çalışacak; içsel sesinizi dinlemek, doğru kararlar almanızda size yol gösterecek. Bu tutulma döneminde özellikle cinsel organlar, üreme sistemi ve bağırsak sağlığı hassaslaşabilir. Duygusal yoğunluk, fiziksel sağlığınızı da etkileyebilir; stres, uykusuzluk veya beslenme düzensizlikleri kendini gösterebilir. Kendinize zaman ayırmak, meditasyon ve nefes teknikleri ile hem ruhunuzu hem bedeninizi rahatlatmak çok önemli. Ayrıca tutulma sırasında enerjiniz dalgalanabilir; ani kararlar veya zorlayıcı aktiviteler yerine, yavaş ve bilinçli hareket etmek size daha iyi gelecek. Fiziksel aktivitelerinizi planlarken hem bedeninizi hem ruhunuzu dinleyin; güç ve dayanıklılık gerektiren işlerde ölçülü olun.</p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Yay ve Yükselen Yay</span></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/yay_1.png" /></p>

<p>Sevgili Yaylar, bu tutulma sizin için özellikle eğitim, yolculuklar, inançlar ve hayat felsefesi alanında güçlü bir farkındalık dönemi başlatıyor. Hayatınızda uzun süredir ertelediğiniz veya göz ardı ettiğiniz konular, bu tutulmayla birlikte gün yüzüne çıkabilir. Kendinizi keşfetmek, yeni yollar aramak veya eski sınırları aşmak için fırsatlar doğuyor. Tutulma, sizi düşünce ve bakış açınızı genişletmeye, hayatınızda anlam arayışına ve derinleşmeye yönlendiriyor. Yeni bilgiler, yolculuklar veya eğitsel deneyimler, yaşamınızı farklı bir perspektiften görmenizi sağlayabilir. Ancak bu süreçte dikkat etmeniz gereken nokta, acele kararlar yerine bilinçli ve planlı adımlar atmak. İş ve kariyer alanında, özellikle uzun vadeli planlar, eğitim ve yeni projeler ön plana çıkabilir. Tutulma, sizin hayallerinize ve vizyonunuza uygun fırsatları fark etmenizi sağlayacak. Bazı Yaylar için iş değişikliği, eğitim programına başlama veya yurtdışı ile bağlantılı konular gündeme gelebilir. Bu süreçte geniş perspektifli düşünmek ve farklı seçenekleri değerlendirmek sizin için avantaj olacak. Ancak acele kararlar yerine planlı ve bilinçli adımlar atmak, başarıyı garantileyecek. Kariyerinizde yeni yollar keşfetmek ve sınırlarınızı genişletmek için cesaretle ilerlemeniz önemli. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Oğlak ve Yükselen Oğlak</strong></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/oğlak_1.png" /></p>

<p>Sevgili Oğlaklar, bu tutulma sizin için özellikle kariyer, prestij ve toplumsal konular alanında güçlü bir dönemi işaret ediyor. Hayatınızda uzun süredir emek verdiğiniz ama netleşmemiş konular, bu tutulma ile birlikte daha görünür hale gelebilir. Kariyer hedefleriniz, toplumsal duruşunuz ve sorumluluklarınız konusunda farkındalıklar artıyor. Tutulma, sizi hem profesyonel hem kişisel hayatınızda sınırlarınızı netleştirmeye ve hangi alanlarda daha kararlı olmanız gerektiğini fark etmeye çağırıyor. Bu dönemde geçmişten gelen baskılar veya eksik kalan konular gündeme gelebilir; artık bazı şeyleri geride bırakmak ve yeni stratejiler geliştirmek zamanı. Kendinize karşı disiplinli ve adil olmak, hem başarı hem huzur için kritik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Kova ve Yükselen Kova</strong></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/kova_1.png" /></p>

<p>Sevgili Kovalar, bu tutulma sizin için özellikle sosyal çevre, arkadaşlıklar ve hayata dair idealler alanında güçlü bir farkındalık dönemi başlatıyor. Kimlerle vakit geçirdiğinizi, sizi destekleyen ve enerjinizi artıran ilişkilerin hangileri olduğunu sorgulayabilirsiniz. Tutulma, sizi hem kişisel hem de toplumsal yaşamınızda sınırlarınızı netleştirmeye davet ediyor. Bazı arkadaşlıklar veya sosyal bağlar bu dönemde değişebilir; artık size iyi gelmeyen ilişkileri bırakmak ve kendi değerlerinize uygun olanlarla yollarınızı birleştirmek önemli. Ayrıca hayat felsefenizi, vizyonunuzu ve hedeflerinizi yeniden gözden geçirmek için ideal bir dönem. Bu süreç, sizi hem daha bilinçli hem de daha özgür kılacak. Sağlık açısından özellikle dolaşım sistemi, ayaklar ve bacaklar hassaslaşabilir. Enerjiniz dalgalanabilir; bu yüzden fiziksel aktivitelerinizi dikkatli ve ölçülü yapmak çok önemli. Stres yönetimi, uyku düzeni ve sağlıklı beslenme, hem bedensel hem de ruhsal sağlığınız için kritik. Meditasyon, nefes çalışmaları veya yürüyüş gibi aktiviteler, enerjinizi dengede tutmanıza yardımcı olacak. Sosyal ilişkilerden kaynaklı stresleri fark etmek ve bunları yönetmek, hem ruhsal hem fiziksel denge için gerekli. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Balık ve Yükselen Balık</strong></span></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/balık_1.png" /></p>

<p>Sevgili Balıklar, bu tutulma sizin tutulmanız. Sizin için özellikle bilinçaltı, ruhsal bağlantılar ve ortak kaynaklar alanında güçlü bir farkındalık dönemi başlatıyor. Hayatınızda başkalarıyla olan finansal veya duygusal ortaklıklar, miras, borçlar veya paylaşılan sorumluluklar gündeme gelebilir. Tutulma, sizi hem içsel hem dışsal olarak sınırlarınızı ve beklentilerinizi netleştirmeye çağırıyor. Bu dönemde sezgileriniz çok güçlü çalışacak; rüyalar, işaretler veya içsel hisler, doğru kararlar almanız için size yol gösterecek. Geçmişten gelen duygusal veya finansal yükler gündeme gelebilir; artık bu yükleri fark etmek ve dönüştürmek zamanıdır. Kendinize ve karşınızdakilere karşı dürüst olmak, hem ruhsal hem de duygusal anlamda özgürleşmenizi sağlayacak. Sağlık açısından özellikle ayaklar, lenf sistemi ve bağışıklık hassasiyeti öne çıkabilir. Duygusal yoğunluk, fiziksel sağlığınızı etkileyebilir; bu yüzden kendinize zaman ayırmanız, dinlenmeniz ve bedeninizi dinlemeniz önemli. Stres, uykusuzluk veya beslenme düzensizlikleri ortaya çıkabilir; meditasyon, nefes çalışmaları, su ile ilgili ritüeller ve hafif egzersizler, hem ruhunuzu hem de bedeninizi destekleyecek. Enerjinizi doğru alanlarda kullanmak ve ani kararlar yerine bilinçli hareket etmek, bu dönemde hayati önem taşıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASTROLOJİ</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/ay-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Sep 2025 18:03:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/_ad9c2.jpg" type="image/jpeg" length="34511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endülüs]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/endulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/endulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devam yazısı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A6637_1.jpg" /></p>

<p>Granada’dan Cordoba iki saatlik bir yolculuktan sonra ulaşıyoruz. Cordoba, tarihi mimarisi ve kültürel mirasıyla dünyanın en etkileyici şehirlerinden biri. Özellikle İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi üç büyük kültürün izlerini taşımaktadır.</p>

<p>Cordoba, MÖ 2.yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun önemli bir şehriydi. Hala ayakta olan Roma Köprüsü (Puente Romano) bu dönemden kalmadır. Guadalquivir nehri üzerinde yer alan köprüden geçerek şehre giriyoruz. Bugün seyahatimizin önemli sebeplerinden biri olan Kurtuba Cami’sini gezeceğiz.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A6688_1.jpg" /></p>

<p>Cordoba yada Kurtuba’nın nüfusu yaklaşık 325.000’dir. Uzun süre Endülüs Emevilerinin egemenliğinde kalan şehirde en önemli eser, İspanyollar tarafından ‘Mezquita’ olarak adlandırılan Kurtuba Cami’sidir. Başlangıçta büyük cami olarak inşa edilmiş, 1236’da Katolik İspanyollar’ın şehri ele geçirmesinden sonra kiliseye çevrilmiş olup, günümüzde katedral olarak kullanılmaktadır. 1984 yılında Unesco ‘İnsanlık Mirasları’ listesine alınmıştır. Endülüs döneminin en görkemli yapılarından biri olan Kurtuba camii’nin içinde yaklaşık 850 sütun var. Sütunlar mermer, granit ve jasperdan yapılmıştır. En dikkat çekici özelliği ise İslam sanatının simgesi olan at nalı şeklinde kırmızı-beyaz kemerleri. Mihrap, altın mozaiklerle süslü ve çok gösterişli. Halifenin namaz kıldığı özel alan zarif taş oymalarla işlenmiştir. </p>

<p>Kurtuba Cami’nin tam ortasına yerleştirilen büyük bir nef ve yüksek tavanlı Rönesans tarzdaki katedral bölümü görülmektedir. Devasa orglar ve ahşap oymalar dikkat çekicidir. Aynı yapıda hem camii hem katedral görülebilecek eşsiz ve tek örnektir.</p>

<p>Cordoba’da Juderia (Yahudi Mahallesi) dar sokakları, beyaz badanalı evleri ve küçük meydanları ile Yahudi mirasının canlı hissedildiği bir yerdir. 1305 yılında yapılan Sinagoga de Cordoba bulunmaktadır. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A6736_1.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A6774_1.jpg" /></p>

<p>Flamenkonun başkenti olan Sevilla, dansları, tarihi dokusu ile gelenleri kendisine hayran bırakan bir şehir. İspanya’nın güneybatısında, Endülüs özerk bölgesinin en büyük şehri olan Sevilla’nın nüfusu 1.758.720’dir. Atlas Okyanusundan 87 km kadar içeride, Guadalquivir Nehrinin doğu yakasında yer alan Sevilla başkent Madrid’e 550 km uzaklıktadır.</p>

<p>Sevilla şehrinde bulunan Plaza de Espana’nın mimarisi ile İspanya’nın en güzel meydanı olduğunu söyleyebilirim. 1929 yılında İspanya ile Latin Amerika ülkeleri arasındaki ilişkileri geliştirmek için düzenlenen İbero-Amerikan Expo Fuarı için yapılmış. Hilal şeklindeki yapının etrafında 515 metre uzunluğunda bir kanal bulunması sebebiyle Endülüs’ün Venedik’i denmektedir. Kanal boyunca küçük sandallarla gezilebilir. Sütunlu galeriler, çini işlemeler ve kemerli yapıları ile görülmeye değer. Yapının cephesinde kullanılan harika seramikler Endülüs’ün geleneksel el sanatları ile bezenmiş. Meydanın duvarlarında İspanya’nın 48 ili için ayrı ayrı yapılmış, her ilin tarihi bir olayını temsil eden çini panolar bulunmaktadır. Bu panolar aynı zamanda bank şeklinde ve üzerine oturabiliyorsunuz. Fotoğraf çekerken kulağımıza hoş gelen f lamenko müziğine doğru yürüyünce harika bir flamenko gösterisine denk geliyoruz. Bu güzel mekanda bu gösteriyi seyredebilmek hoş bir sürpriz oldu bizim için. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_9597_1.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_9661_1.jpg" /></p>

<p>El Arenal, Sevilla şehir merkezinde bulunan tarihi bir mahalle olup, şehrin en canlı, kültürel ve geleneksel bölgelerinden biridir. Sevilla; tapas barları, flamenko sahneleri, boğa güreşi arenası ve tarihi yapılarıyla çok güzel bir şehir. Sevilla limanı 15.-17. yüzyıllarda Avrupa’nın Amerika’ya açılan kapısıydı. </p>

<p>Plaza de Toros de la Maestrana İspanya’nın en eski ve önemli boğa güreşi arenalarından biridir. İçinde boğa güreşi müzesi Museo Taurino bulunan arenada hala boğa güreşleri yapılmaktadır. </p>

<p>Santa Cruz mahallesi, Sevilla’nın en eski, en romantik ve turistik mahallelerinden biri. Sıcaktan korunmak için dar ve gölgeli sokakları, beyaz badanalı evleri, demir parmaklıklı pencereleri, çiçekli avluları, portakal ağaçlarıyla dolu meydanları ve tarihi havasıyla beni çok etkiledi. Orta Çağ’da Yahudi Mahallesi (Juderia) olan Santa Cruz, 1931’den sonra Yahudiler tarafından terk edilmek zorunda kalmış. Santa Cruz’un hemen yanında bulunan Sevilla Katedrali Avrupa’nın en büyük gotik katedralidir. Eski cami minaresi olan Giralda, bugün çan kulesidir. Unesco Dünya Mirası olan bu yapı, hem mimari ihtişamı hem de taşıdığı tarihi ve dini anlamla Sevilla’nın en önemli yapısıdır. Ünlü kaşif Kristof Kolomb’un mezarı buradadır. </p>

<p>Eski kraliyet sarayı olan Sevilla Alcazar, İspanya Kraliyet Ailesi’nin Sevilla’daki resmi ikametgahı olarak günümüzde de kullanılmaktadır. Aynı zamanda halka açık bir müze ve anıttır. 1987 yılında Unesco Dünya Mirası listesine alınmıştır. Game of Thrones dizisinde Dorne Krallığı’nın sarayı olarak kullanıldı. Sevilla’da sahnede profesyonel dansçıların yaptığı f lamenco gösterisi gerçekten seyretmeye değer. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_9672_1.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A6885_1.jpg" /></p>

<p>Toledo, Madrid’in yaklaşık 70 km güneyinde, Tajo (Tagus) nehri kıyısında kurulmuştur. 1986’dan beri Unesco Dünya Mirası Listesinde bulunan şehrin nüfusu yaklaşık 85.000 dir. Ünlü Rönesans ressamı El Greco, hayatının büyük bir kısmını Toledo’da geçirmiştir. Şehir onun sanatıyla adeta özdeşleşmiştir.</p>

<p>Toledo ayrıca kılıç yapımıyla meşhurdur. Bugün hala birçok atölyede el yapımı kılıçlar ve zırhlar üretiliyor. Toledo’nun dar sokaklarını yürüyerek keşfetmeye başlıyoruz. Engebeli arazi yapısı nedeniyle çoğu yokuş olan dar ve dolambaçlı sokakların hepsi Zocodover Meydanı’nda birleşir. Toledo Katedralinin yapımına 1226 yılında Kral III.Fernando döneminde başlanmıştır. Kilisenin El Greco, Francisco Goya, Anthony van Dyck, Luis de Morales tablolarının bulunduğu zengin bir müzesi vardır. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_9786_1.jpg" /></p>

<p>Her yıl Paskalya’dan sekiz hafta sonra, Toledo’da bir haftalık Corpus Christi Bayramı kutlamaları başlarmış. Corpus Christi bayramı İsa’nın gerçek bedeninin ekmek şeklinde insanlara sunulmasını anmak için. Bu yıl 27 Mayıs’ta başlayıp 2 Haziran’a kadar devam edecekmiş. Bizim 30 mayıs tarihinde Toledo’da olmamız büyük şans. Şehir, tenteler, çiçekler ve çelenkler ile süslenmiş. Her yıl müzik grupları eşliğinde renkli bir geçit töreni düzenlenmektedir. Geleneksel olarak tören meydanının zeminine biberiye, lavanta ve nane gibi aromatik bitkiler serilir. Saat 11:00 civarında katedralden başlayan Custodia de Arfe adlı muhteşem altın-gümüş monstrans (160 kg 16.yüzyıl eseri) simgesel geçitle şehri dolaştırılır. Geç Gotik mimari tarzında çok katlı ve detaylı bir kule gibi yapılmıştır. Yüksekliği yaklaşık 2.5 metre kadardır. Üst kısmında yer alan küçük altın bölümde kutsal kabul edilen kutsanmış ekmek taşınır. Bu Katolik inancına göre İsa’nın vücudunu simgeler. Askeri akademiden gelen öğrenciler ve dini kardeşlikler eşlik eder; halk saygıyla eğilir. alkışlarla ilerlerler. Geçit törenini göremesekte şehri böyle süslenmiş görmek bir ayrıcalıktı doğrusu.</p>

<p>Toledo’nun tarih merkezinde yer alan Plaza del Ayuntamiento, yani Belediye Meydanı özellikle Toledo Katedrali ile birlikte Corpus Christi gibi büyük dini törenlerde şehrin kalbinin attığı yerdir. Barok ve Rönesans etkilerini taşıyan simetrik cepheli belediye binası, 1575’te Juan de Herrera ve Jorge Manuel Theotocopuli (El Greco’nun oğlu) tarafından tasarlanmıştır.</p>

<p>Plaza de Zocodover yüzyıllardır pazar, geçit, kutlama ve hatta idamların gerçekleştiği Toledo’nun ana meydanıdır. Zocodover arapça hayvan pazarı ifadesinden türemiştir. İlk dönemlerde atlar, eşekler ve yük hayvanları pazarı olarak kullanılmıştır. Meydan üç tarafı kemerli galerilerle 18. ve 19. yüzyıl binaları ile çevrilidir. Günümüzde kafeler, dondurmacılar ve hediyelik eşya dükkanları ile dolu buluşma noktasıdır. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_6988_1.jpg" /></p>

<p>Ve seyahatimizin son durağı Madrid’e ulaşıyoruz. Madrid İspanya’nın başkenti ve en kalabalık şehridir. Manzanares nehrinin üzerinde ülkenin tam ortasında yer alır. Bu yüzden İspanya’nın kalbı olarak anılmaktadır. 9.yüzyılda araplar tarafından küçük bir kale olarak kuruldu. 1561 yılında Kral II.Felipe, kraliyet sarayını buraya taşıdı ve Madrid başkent oldu. Madrid sanat, tarih, yaşam tarzı, futbol ve gece hayatıyla Avrupa’nın kültürel merkezlerinden biridir. Madrid de dünyaca ünlü üç büyük müzesi bulunmaktadır. Museo Prado’da 1819 yılında İspanya Kraliçesi Maria Isabel de Braganza (Kral VII. Fernando’nun eşi) tarafından kurulmuştur. Başlangıçta sadece İspanyol Kraliyet Koleksiyonu’nu sergilemek için açılmıştır. Zamanla İspanyol, İtalyan, Flaman ve Avrupa ressamlarının eserleri ile büyümüştür. Velazques, Goya, Rubens ve El Greco başta olmak üzere birçok sanatçının eserleri görülmektedir. Museo Reina Sofia bünyesinde Picasso’nun meşhur tablosu Guernica’sı bulunmaktadır. Museo Thyssen-Bornemisza ise Avrupa sanatının kronolojik panoramasıdır. </p>

<p>Madrid’te ilk olarak dünyaca ünlü Plaza de Toros de Las Ventas boğa güreşi arenasına gidiyoruz. 23.800 kişilik kapasitesi ile 1931 yılında açılmıştır. Kırmızı tuğla cephesi, seramik süslemeleri ve at nalı şeklinde kemerleri ile ilgi çekici bir yapı. Las Ventas, boğa güreşçileri (toreros) için en prestijli arena kabul edilmektedir. Mayıs ve Haziran aylarında düzenlenen San Isidro Festivali sırasında her gün boğa güreşleri yapılır. Boğa güreşi, İspanya’da hem kültürel miras hem de etik açıdan tartışmalı bir konudur. Hayvan hakları aktivistleri, güreşlerin tamamen yasaklanmasını isterken. Gelenekselciler, bunun İspanyol kültürünün bir parçası olduğunu savunurlar. Arenanın karşısında Cesar Las Ventas’da kahve içmeyi unutmayın. Kafenin duvarlarında boğaları seyretmek hoşunuza gidebilir. </p>

<p>Plaza Mayor III.Felipe döneminde inşa edilmiş kent meydanıdır. Dikdörtgen şekilli üç katlı yapılarla sınırlanmıştır. Bu yapılarda bulunan 237 adet balkon Plaza Mayor meydanına bakmaktadır. 9 adet kemerli giriş kapısı vardır.Meydanın ortasında, Kral III.Felipe’nin atlı heykeli yer alır. 15.yüzyılda pazar yeri olarak kullanılmış. 1617 yılında mimar Juan Gomez de Mora tarafından bugünkü formuna dönüştürülmüştür.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A7132.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A7116.jpg" /></p>

<p>Madrid’in nabzının attı yer diyebileceğimiz diğer ünlü meydanı Puerta del Sol, Güneş kapısı bulunmaktadır. Madrid'in sembolü Ayı ve Kocayemiş Ağacı heykeli meydanın girişinde yer alır. İspanya kara yollarının sıfır noktası olan "Kilometre Cero" (Kilometre sıfır taşı) burada bulunur. </p>

<p>Plaza Major’da "Bocadillo de Calamares" kalamar sandviçinin tadına bakmayı unutmayın. Tatlı krizinize kesin çözüm ise Churros con chocalate. Plaza Major yakınlarında en meşhurunu tadabilirsiniz. Tapas denen küçük porsiyonlu mezelerini deneyebilirsiniz. Biz Plaza Major’da Sangria eşliğinde Kalamar tava, meşhur küçük biber kızartması ve okyanus lokumu'nu tercih ediyoruz. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Madrid’te en sevdiğim yerlerden biri San Miguel Pazarı. İnanılmaz iştah kabartan tezgahların olduğu, ağız sulandıran lezzetler arasında seçim yapmakta zorlanılan bir kapalı pazar alanı. Burada bar sandalyelerinde oturup çeşitli mezelerin tadına bakıp köpüklü şarabınızı yudumlayabilirsiniz. Benim planım burada oturup keyif yapmaktı ancak, futbol maçı öncesine denk geldiğimiz için çok kalabalıktı ve gürültülü olunca Plaza Mayor’a gitmek zorunda kaldık. </p>

<p>San Gines geçidinin yanındaki açık hava kitapçısını kaçırmayın. Eski görünümlü nostaljik kitapçı Madrid’in en eski ve en güzel kitapçısı. Diego Lograno tarafından kurulan ve 1650’lerden beri ikinci el ve eski basım kitapların yanında, yeni basım kitapları da bulmak mümkün. Koleksiyonerler için tam bir cennet. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A7152.jpg" /></p>

<p>Parque de El Retiro; şehrin içinde yemyeşil yürüme yolları, devasa ağaçları, piknik alanları, gölde sandal keyfi ile görülmeye değer bir park. El Retiro parkı içinde yer alan Palacio de Cristal 1887 yılında Filipinler’den gelen bitki sergisi için geçici olarak yapılmıştır. Filipinler o dönem İspanya’nın sömürgesiydi. Ancak halk tarafından çok beğenildiği için kalıcı hale getirildi. Tamamen cam ve demirden yapılmış olan bina, ışığın camlardan süzülmesiyle oluşan görüntüsü ile büyüleyicidir. Yapının önünde yapay bir gölet ve içinde ördekler, kuğular bulunmaktadır. </p>

<p>İspanya’yı bu kadar anlattıktan sonra Miguel de Cervantes’ten bahsetmeden olmaz. Sadece İspanyol edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en önemli yazarlarından biridir. En çok bilinen eseri don Quijote (Don Kişot) ile ölümsüzleşmiştir. Plaza de Espana’da Cervantes’in heykeli Don Kişot ve Sacho Panza heykelleriyle birlikte yer alır. Meşhur hoşuma giden iki sözünü sizlerle paylaşacağım. </p>

<p>"Nereye gideceğini bilmeyen biri için hiçbir rüzgar uy gun değildir."Çok okuyan ve çok gezen, çok şey görür ve çok şey bilir"</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A7154.jpg" /></p>

<p>Retiro Parkı içinde yer alan Palacio de Velazquez tarih ve sanatsal bir sergi salonudur. İsmi Mimar Ricardo Velazques Bosco’nun soyadından gelmektedir. Reina sofia Müzesi’ne bağlı çağdaş sanat galerisidir. </p>

<p>İspanya’yı Barcelona’dan başlayarak adım adım dolaştığımız turumuz, başkent Madrid’te sona eriyor. İspanya kültürü ile beni çok etkileyen bir ülke gezmek istediğim yerlerini bitirmiş değilim tekrar tekrar geleceğim lezzetli tapaslarını tatmaktan, Sangria veya Cava içmekten, müzelerini gezmekten çokta uzak kalamayacağımı biliyorum. Sizlerde bu kültürü tanıdıktan sonra vazgeçemeyeceksiniz.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/269A6942.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SEYAHAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/endulus</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 13:48:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/_9a645.jpg" type="image/jpeg" length="61739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Erkeklerde en sık görülen kanserlerden biri..."]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/erkeklerde-en-sik-gorulen-kanserlerden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/erkeklerde-en-sik-gorulen-kanserlerden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["50 yaşın üstündeki erkekler düzenli üroloji muayenesine gitmeli"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-09-26-saat-14.07.47_7e366627.jpg" /></p>

<p>Erken evrelerde prostat kanserinin belirti vermediğine ve bu nedenle erken teşhisin önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Dr. Yurdaer Kaynak 50 yaşın üstündeki erkeklere düzenli PSA testi ve üroloji muayenesi yaptırmasını önerdi. Dünyada her yıl milyonlarca erkeğe prostat kanseri tanısı konulduğunu belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Yurdaer Kaynak "Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserlerden biridir. Özellikle 50 yaş üstü erkeklerde risk artmaktadır. Ancak erken teşhis sayesinde hastalık büyük oranda tedavi edillebilmektedir." dedi.</p>

<p>Prostat kanserinin başlangıçta genellikle belirti vermediğini vurgulayan Dr. Kaynak hastalık ilerledikçe idrar yapmada güçlük, sık idrara çıkma, gece uyanmaları, idrarda kan gibi işaretlerin ortaya çıkabileceğini; benzer belirtilerin başka prostat hastalıklarında da görülebileceği için doktor kontrolünün şart olduğunu söyledi. Risk grubunda yer alan kişilere dair "50 yaş üstü erkeklerde daha sık görülür. Baba veya erkek kardeşte prostat kanseri varsa risk artar. Yağlı besinlerden zengin, sebze ve liften fakir beslenme riski yükseltir. Genetik faktörler de önemli rol oynar" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-09-26-saat-14.07.44_2ef671e5.jpg" /></p>

<p><strong>"İhmal etmeyin, 'Bana bir şey olmaz' demeyin"</strong></p>

<p>Erken teşhisin hayat kurtardığının altını çizen Dr. Kaynak 50 yaşından itibaren tüm erkeklerin düzenli olarak PSA testi ve üroloji muayenesi yaptırmasını tavsiye etti. Ailesinde prostat kanseri olanlar için kontrollerin 45 yaşında hatta bazı durumlarda daha erken başlaması gerektiğini sözlerine ekledi. Erkeklerin çoğu zaman utanma, ihmal veya "bana bir şey olmaz" düşüncesiyle doktora gitmeyi ertelediğine değinen Dr. Kaynak "Erken teşhis ile yaşam süresi uzar. İleri evrelerde tedavi daha zor ve yıpratıcıdır. Sevdiklerimizle daha uzun ve kaliteli bir yaşam için kontroller hayati önem taşır. Ekran tanı konan prostat kanseri tedavi edilebilir ve kişi sağlıklı yaşamına devam edebilir." diye konuştu.</p>

<p>Gözlem ve takip olarak özetlenebilen aktif izlemin yavaş ilerleyen ve düşük riskli prostat kanseri vakalarında tercih edildiğini ve böylece gereksiz tedavilerden kaçınılabileceğini ifade eden Dr. Kaynak "Cerrahi işlem yani 'radikal prostatektomi' prostat bezinin ve çevresindeki dokuların cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Açık, laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerle uygulanabilir. Kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınların kullanıldığı radyoterapi yöntemi yine tedavi seçeneklerinden biridir. Kemoterapi ise ileri evre prostat kanseri hastalarında, kanser hücrelerini öldürmek veya büyümesini yavaşlatmak için değerlendirilir. Bu tedavi genellikle hormon tedavisine dirençli vakalarda tercih edilir" diye kouştu.</p>

<p><strong>"Kişiye özel tedavi uygulanır"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prostat kanserinin kesin teşhisi için biyopsi yapıldığını belirten Dr. Kaynak tedavi yöntemleri hakkında da bilgi verdi. Tedavinin, hastalığın evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve bireysel tercihlere bağlı olarak değişebileceğini vurgulayan Dr. Kaynak erken evrelerde aktif izlem, cerrahi müdahale ve radyoterapinin gündeme geldiğini; daha ileri evrelerde ise hormonel tedavi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin tercih edildiğini dile getirdi. Hastanın durumu ve hastalığın yayılım durumuna göre birden fazla tedavi yönteminin bir arada kullanılabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>"Testislerin cerrahi olarak çıkarılması da gündeme gelebilir"</strong></p>

<p>Testesteron hormonunun prostat kanseri üzerindeki etkisini azaltmak için ilaç veya testislerin cerrahi olarak çıkarılması (orşiektomi) yoluyla "Androjen Baskılama" yönteminin uygulandığını ifade eden Dr. Kaynak "Bunun yanısıra kanser hücrelerini spesifik olarak hedef alan ilaçlar kullanarak 'hedefe yönelik tedavi' seçilebilir. Ayrıca bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı savaşmasını teşvik eden ilaçlarla da özellikle ileri evre hastalarda 'immünoterapi' denebilir" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK &amp; SPOR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/erkeklerde-en-sik-gorulen-kanserlerden-biri</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Sep 2025 14:12:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/_dec74.jpg" type="image/jpeg" length="51172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivrihisar'da Değişim Ve Gelecek Vizyonu  HABİL DÖKMECİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/sivrihisarda-degisim-ve-gelecek-vizyonu-habil-dokmeci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/sivrihisarda-degisim-ve-gelecek-vizyonu-habil-dokmeci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivrihisar, son dönemde hem tarihi mirasını korumaya yönelik projeler hem de modern yaşamı kolaylaştıracak yatırımlarla dikkat çekiyor. Kapalı pazaryeri, yeni otogar, tarihi yapıların restorasyonu ve Pessinus Antik Kenti’nde süren çalışmalar, ilçenin ekonomik ve sosyal yaşamına yeni bir dinamizm katıyor. Biz de Sivrihisar Belediye Başkanı ile ilçenin geleceğine dair projeleri, kazanılan prestijli ödülleri ve kırsal mahallelerin ihtiyaçlarını konuştuk.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/4_1_3.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İlçenin uzun süredir gündeminde olan Kapalı Pazar Yeri ve yeni otogar projelerini hayata geçiriyorsunuz. Bu projeler Sivrihisar’ın ekonomik ve sosyal yaşamına nasıl katkılar sağlayacak?</strong></p>

<p>Kapalı pazaryeri ve yeni otogar projelerimiz, Sivrihisar’ın hem ekonomik hem de sosyal yaşamına önemli katkılar sunacak. Kapalı pazaryeri, esnafımıza dört mevsim konforlu satış imkânı sağlayarak ticaretin canlılığını artıracak, hemşehrilerimizin de daha düzenli ve hijyenik bir ortamda alışveriş yapmasını mümkün kılacak. Yeni otogar ise ilçemizin ulaşım altyapısını güçlendirecek, hem şehirlerarası yolculara hem de ilçe içi ulaşım hizmetlerine modern ve rahat bir merkez kazan dırarak Sivrihisar’ın cazibesini ve hareketliliğini artıracak. Bu iki proje, ilçemizin ekonomik potansiyelini büyütürken sosyal yaşamına da yeni bir dinamizm katacaktır.</p>

<p><strong>Hamamkarahisar Ulu Camii restorasyonuyla aldığınız ‘Kent Başkan 2025’ ödülü, Sivrihisar için önemli bir prestij oldu. Bu başarı sizi ve ekibinizi nasıl motive etti?</strong></p>

<p>Hamamkarahisar Ulu Camii restorasyonu ile aldığımız KENT BAŞKAN 2025 ödülü, Sivrihisar için büyük bir prestij kaynağı oldu. Bu başarı, hem beni hem de ekibimi ilçemiz için daha fazlasını başarma konusunda motive etti. Tarihi ve kültürel mirasımızı koruma konusundaki çalışmalarımızın takdir görmesi, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor ve önümüzdeki projeleri daha kararlılıkla hayata geçirme azmimizi artırıyor. Sivrihisar’ı hak ettiği değerli ve modern bir ilçe haline getirmek için ekibimle birlikte durmadan çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/2_7.jpg" /></p>

<p><strong>Restorasyon çalışmalarında önümüzdeki dönemde hangi tarihi yapıları öncelikli görüyorsunuz? Özellikle Sivrihisar'ın turizm potansiyeline yönelik yeni planlarınız nedir?</strong></p>

<p>Restorasyon çalışmalarında önümüzdeki dönemde önceliğimiz, ilçemizin tarihi ve kültürel değerlerini en iyi şekilde korumak olacak. Hamamkarahisar, Ulu Camii’nin ardından Sivrihisar Ermeni Hamamı projemize başlayacağız. Ayrıca, tiyatro ve sinema salonu olarak değerlendireceğimiz Sivrihisar Ermeni Kilisesi gibi tarihi yapıları turizme kazandıracak şekilde restore etmeyi planlıyoruz. Amacımız, bu değerli yapıları sadece korumakla kalmayıp, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilçemizi keşfetmesini kolaylaştıracak projelerle Sivrihisar’ı tarihi ve kültürel açıdan öne çıkan bir ilçe haline getirmek.</p>

<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/ASSS-80.jpg" /></strong></p>

<p><strong>Pessinus Antik Kenti'ndeki çalışmalar dikkat çekiyor. Kazıların mevcut durumu nedir ve bu alanı turizme kazandırmak için nasıl bir yol haritası planlıyorsunuz?</strong></p>

<p>Pessinus Antik Kenti, Sivrihisar’ın tarihî ve turistik değerleri arasında özel bir yere sahip. Kazı çalışmaları arkeologlarımızın önderliğinde titizlikle devam ediyor ve alanın korunması için gerekli önlemler alınıyor. Turizme kazandırmak için, alanın güvenliğini sağlayacak yürüyüş yolları, bilgilendirme panoları ve dijital tanıtım yöntemleriyle Pessinus’un tarihî dokusunu öne çıkaracak bir yol haritası planlıyoruz. Amacımız, bu değerli antik kenti eğitim ve turizm açısından Sivrihisar’ın öne çıkan bir destinasyonu hâline getirmek.</p>

<p><strong>Kırsal mahalle muhtarlarıyla sık sık bir araya geliyorsunuz. Bu görüşmelerden çıkan öncelikli ihtiyaçlar neler oldu? Yakında hayata geçirmeyi düşündüğünüz somut adımlar var mı?</strong></p>

<p>Kırsal mahalle muhtarlarımızla sık sık bir araya geliyoruz. Görüşmelerimizde öncelikle altyapı, sosyal hizmetler, ulaşım ve kültürel yaşam ile ilgili ihtiyaçlar öne çıkıyor. Bunun yanında gençler ve kadınlar için eğitim ve sosyal projeler de talepler arasında yer alıyor. Yakın dönemde hayata geçirmeyi düşündüğümüz somut adımlar arasında kırsal mahallelerimize yönelik toplu taşıma düzenlemeleri, sosyal ve kültürel etkinlik alanlarının geliştirilmesi ve mahalle halkının günlük yaşamını kolaylaştıracak hizmetlerin artırılması bulunuyor. Amacımız, kırsal mahallelerimizin yaşam kalitesini yükseltmek ve ilçemizin her köşesinde eşit hizmet sunmak.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/deneme-1.jpg" /></p>

<p></p>

<p><strong>Bugüne dek Sivrihisar halkı için pek çok farklı alanda hizmet verdiniz. Önümüzdeki süreçte ilçede hangi alanlara daha fazla odaklanmayı planlıyorsunuz?</strong></p>

<p>Bugüne kadar Sivrihisar halkı için birçok farklı alanda hizmet sunduk. Önümüzdeki süreçte ise özellikle eğitim, kültür ve turizm alanlarına daha fazla odaklanmayı planlıyoruz. İlçemizin tarihi ve kültürel değerlerini koruyarak turizme kazandırmak, gençlerimiz için eğitim fırsatlarını artırmak ve sosyal yaşam alanlarını geliştirmek önceliklerimiz arasında olacak. Amacımız, Sivrihisar’ı hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha güçlü ve yaşanabilir bir ilçe hâline getirmek.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/1.1_1.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/sivrihisarda-degisim-ve-gelecek-vizyonu-habil-dokmeci</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:45:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/sivrihisar-da-degisim-ve-gelecek-vizyonu-habil-dokmeci_fa7c9.jpg" type="image/jpeg" length="40375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞNAK TURŞUSU SOKA]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/bosnak-tursusu-soka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/bosnak-tursusu-soka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/DSC_9085_3.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/soka-yapim7.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Boşnak Turşusu Soka </strong></span></p>

<p>Eskişehir’de yaşayan Manavlar, Yörükler, Çerkezler, Tatarlar, Muhacir göçmenlerinin mutfak kültürünün gelişmesinde çok fazla etkisi olduğu görülmektedir. Bunların yansıra Balkan göçmenlerinde çok fazla etkisi bulunmuştur. Balkan mutfağı genelde, Bulgaristan göçmenlerinin mutfak kültürüne benzerlik göstermiş olsa’da ciddi farklılıklar görülmektedir. Balkanlarım yemek kültüründe genellikle kömür ateşinde pişen börekler, pırasa ve benzeri sebzelerden yapılan çeşitli hamur işleri bulunmaktadır.</p>

<p>Balkanlar Türkiye göç ettikleri dönemde ise Türkiye’de çok fazla konserve türü ürünler yapılmamaktadır. Balkan mutfak kültüründen gelen kışlık domates sosları, sebzelerden yapılan konservelerin mutfağımıza girdiği görülmüştür. Sebze türlerinin dışında çok fazla şekilde turşu türleri ’de bulunmaktadır. Normal sirkeli yapılan turşuların dışında ekşimik, kaymak, sütten ve biberden yapılan turşuları tüketmektedirler. Kış mevsimine girerken eskilerde çok fazla yapılan Boşnak turşusu olan sokanın tarifinin paylaşacağım güzel günlerden yapılması dileğiyle.</p>

<p><strong>Soka (Boşnak Biber Turşusu)</strong></p>

<p><strong>Malzemeler</strong></p>

<p>Yarım kilo eti dolgun biber</p>

<p>200 gram kaymak</p>

<p>200 gram süzme yoğurt</p>

<p>150 gram lor peyniri</p>

<p>1 yemek kaşığı Tuz</p>

<p>1 ,5 su bardağı ılık süt</p>

<p><strong>Yapılışı:</strong></p>

<p>• Biberlerimizi ayıklayıp temizliyoruz ve hafifçe tuzluyoruz.</p>

<p>• 2 saat kadar süzgeçte suyunu salmasını bekliyoruz (geceden sabaha kadar da bekletebilirsiniz).</p>

<p>•Geniş bir kaba sırasıyla süzme yoğurdu, kaymağı ve lor peynirini birbirleriyle güzelce karıştırılır.</p>

<p>•500 ml kavanoza bir avuç biberi koyup ardından üstünü kapatacak şekilde karışımı ekleyip, kavanoz dolana kadar bu işlemi yapıyoruz.</p>

<p>• En son çok yavaş şekilde sütü ekliyoruz.</p>

<p>• Sütün kavanozun aşağısına kadar dolmasını sağlıyoruz.</p>

<p>• Ağzını sıkıca kapatıp, buzdolabında 10 gün beklettikten sonra sokmamız hazır. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/soka-yapim2_1.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>instagram:</strong> ilkerin_lezzet_dunyasi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GASTRONOMİ</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/bosnak-tursusu-soka</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:15:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/eskisehir-in-unutulan-lezzetleri_253bf.jpg" type="image/jpeg" length="77271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2025 Sonbahar Trend Çantalarına İlişkin Eksiksiz Rehber]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/2025-sonbahar-trend-cantalarina-iliskin-eksiksiz-rehber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/2025-sonbahar-trend-cantalarina-iliskin-eksiksiz-rehber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 Sonbaharı, klasik ve modern stillerin akıllıca bir karışımı olan göz alıcı çantalarla moda dünyasına damga vurdu. Bu sezon, Miu Miu, Chloe ve Prada gibi büyük tasarımcılar, geçmiş on yıllardan ilham alarak hem günlük stile uygun hem de özel günler için benzersiz bir görünüm sunan modeller tasarladı.
İşlevsel çapraz çantalardan büyük Weekender çantalarına, minyatür ve sanatsal modellere kadar bu sezonun trendleri her zevke hitap ediyor. 2025 sonbahar çanta trendini araştırıyor ve lüks ve özgün bir stil için hangi modelleri seçeceğinizi merak ediyorsanız, bu yazı tam size göre. Sonbahar trend çantalarını öğrenmek ve stilinizi dönüştürmek için bize katılın.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/Anna-Noparast_1.jpg" /></strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/1_8.jpg" /></p>

<p><strong>2025 Sonbaharında Süet Çantanın Güçlü Dönüşü</strong></p>

<p>Süet, moda dünyasında her zaman lüks ve göz alıcı bir unsur olmuştur. Geçmişte çoğunlukla bohem tarzlarla sınırlı olsa da, günümüzde bu kısıtlamalar ortadan kalkmıştır. 2025 sonbaharında süet çantalar tüm hızıyla geri dönüyor ve sıcak, koyu renkleriyle sonbahar çanta trendlerinden biri haline geldiler. 2025 sonbahar çikolata kahvesi çanta trendi, sizin için klasik ve şık bir stil yaratabilir ve lüks bir havayı yansıtabilir.</p>

<p><strong>Üstten saplı (Top-handles) çanta, 2025 sonbaharında klasik ve modernin birleşimi</strong></p>

<p><strong>Top-handle bags ve Carryalls (taşınabilir) çantalar, moda dünyasında her zamankinden daha popüler. Sağlam sapları ve özgün yapılarıyla bilinen bu çantalar, 2025 sonbaharında sezon stillerinde önemli bir rol oynuyor ve sonbahar çanta trendlerinden biri haline geldi.</strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/4_8.jpg" /></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/6_6.jpg" /></p>

<p><strong>Sonbahar için Y2K'den İlham Alan Günlük Çantalar</strong></p>

<p>Klasik modellerin ardından, nostaljik Y2K stilinden ilham alan sonbahar trend çantalara geçiyoruz. 2025 sonbaharında güçlü bir şekilde boy gösterecek bu çantalar, 2000'lerin başındaki popüler modelleri anımsatıyor. Chloe'nin ünlü "Paddington" çantalarından ilham alan bu modeller, ofisten arkadaş buluşmalarına kadar günlük kullanım için ideal, ne çok büyük ne de çok küçük, boyutta. Hem Y2K hem de diğer stillerde cesur bir stil ifadesi yaratmak için kullanılabilirler. 2025 sonbahar çanta trendi, Stella McCartney, Louis Vuitton ve Fendi gibi markaların koleksiyonlarında da görüldü ve nostaljik bir tasarımın sezonun en çok yönlü parçalarından biri haline nasıl gelebileceğini gösterdi. </p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/7_1_1.jpg" /></p>

<p></p>

<p><strong>CROSSBODY FLAP, 2015 SONBAHARINA ÖZEL ŞIK VE KULLANIŞLI BIR ÇANTA</strong></p>

<p>Asla modası geçmeyecek işlevsel bir çanta mı arıyorsunuz? 2025 sonbaharının çapraz askılı çanta trendi en iyi seçenek. Bu çantaların cazibesi o kadar büyük ki, Calvin Klein, Veronica Leoni ve Kate Holstein gibi büyük tasarımcılar, bu modeli yeniden canlandırmak için eski Celine kutu çantalarından ilham aldılar. Üst kapağı ve uzun askısıyla bu klasik aksesuar her zaman şık ve çeşitli stillerle kolayca kombinlenebilir. Bu trendi stilinize eklemek için Demellier ve Burberry gibi markalara yönelebilirsiniz. 2025 sonbaharının bu çanta trendinin sadeliği ve kullanım kolaylığı, onu gardırobunuzun vazgeçilmezi haline getiriyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/10_4.jpg" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/14_4.jpg" /></p>

<p><strong>2025 SONBAHARINDA LÜKSÜN SİMGESİ VANİTY ÇANTALARI</strong></p>

<p>Makyaj ve mücevher kutularından ilham alan Vanity çantaları (Vanity Case), 2025 sonbaharının çanta trendlerinden biri haline geldi. Kutu şeklindeki tasarımları ve sağlam yapıları ile bu çantalar, tarzınıza lüks bir dokunuş katıyor. Bu sezon podyumlarda bu stilleri farklı versiyonlarıyla gördük: Kutu çantalara benzeyen küçük, resmi modellerden günlük kullanıma uygun fermuarlı çapraz çantalara kadar. Hermes, Victoria Beckham, Saint Laurent ve Bottega Veneta gibi büyük markalar bu trendi farklı şekillerde benimsedi. Örneğin Hermès koleksiyonunda Venity çantaları, ruj ve küçük eşyaların saklanması için şık deri kutular olarak tasarlanmıştı. Victoria Beckham ise, daha ince tasarımlarıyla bu çantaları gece kombinleri için mükemmel bir seçim haline getirdi. Günlük kullanım için 2025 sonbahar çanta trendini arıyorsanız, Saint Laurent ve Bottega Veneta koleksiyonlarında daha işlevsel, fermuarlı modeller bulabilirsiniz.</p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/20_1.jpg" /></p>

<p><strong>BÜYÜK ÇANTALAR HER ZAMAN YANINIZDA</strong></p>

<p>Büyük çantaların sadece seyahat için olduğunu unutun. 2025 sonbaharında Weekender çantaları, hem pratiklik hem de lüks hissi sunan sonbahar çanta trendlerinden biri haline geldi. Bu çantalar, sizi sabah işe, hatta akşam özel bir akşam yemeğine götürecek kadar şık. The Row ve Liffner gibi markaların konfor ve şıklığı bir araya getiren klasik deri ve süet modellerinden, Bottega ve Loro Piana'nın deri süslemeli modern ve dayanıklı tasarımlarına kadar, büyük ve işlevsel bir çantanın stilinizin temel parçalarından biri olabileceğini herkese gösteriyor. Bu çantalar, birden fazla çantaya ihtiyaç duymadan tüm temel ihtiyaçlarınızı şık ve düzenli bir şekilde taşımanıza olanak tanır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/16_5.jpg" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MODA</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/2025-sonbahar-trend-cantalarina-iliskin-eksiksiz-rehber</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 11:55:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/2025-sonbahar-trend-cantalarina-iliskin-eksiksiz-rehber_d5c80.jpg" type="image/jpeg" length="37572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİNEMA KÖŞESİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/sinema-kosesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/sinema-kosesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/2_6.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>THE BRUTALİST </strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px;">7.3</span></strong></p>

<p><strong>ÇIKIŞ TARİHİ   </strong>20 ARALIK 2024 / 3s 35dk</p>

<p><strong>DİREKTÖR</strong>   BRADY CORBET</p>

<p><strong>SENARİST  </strong> BRADY CORBET, MONA FASTVOLD</p>

<p><strong>OYUNCULAR</strong>   ADRIEN BRODY, FELICITY JONES, GUY PEARCE</p>

<p></p>

<p><strong>ÖZET </strong></p>

<p>Ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar.</p>

<p><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p> 4,5</p>

<p>Brady Corbet’in 2024 yapımı, 10 dalda Oscar adayı filmi "The Brutalist", holokosttan kaçarak Amerika’ya göç eden Macar bir mimarın hayata tutunma çabası ve yaşadığı etik çıkmazları konu alıyor. Filmin başrolünde, mimar László Tóth rolüyle Oscar’ın en büyük favorisi olan Adrien Brody, eşi Erzsébet rolünde harikalar yaratan Felicity Jones ve iş insanı rolüyle kariyer performansına imza atan Guy Pearce yer alıyor. Film, savaş sonrası travmalar, Amerikan Rüyası’nın karanlık yüzü ve sanatın sermaye ile olan karmaşık ilişkisini mercek altına alıyor. László ve Erzsébet, Avrupa’daki savaşın yıkımından kaçarak yeni bir başlangıç yapmak için Amerika’ya gelir. Ancak, bu yeni hayat, göründüğünden çok daha karmaşıktır. László, Amerikalı varlıklı iş insanı Harrison Lee Van Buren ile tanışarak büyük bir mimari proje fırsatı yakalar. Başlangıçta, bu iş birliği onun kariyeri için büyük bir atılım gibi görünse de, zamanla patronu ile olan ilişkisi László’nun sanatsal idealleri, etik değerleri ve kişisel hayatı üzerinde ağır bir baskı kurar.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/3_10.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>THE CONJURİNG: LAST RİTES / KORKU SEANSU 4: SON AYİN</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>6.5</strong></span></p>

<p><strong>ÇIKIŞ TARİHİ</strong>   5 EYLÜL 2025 / 2s 15dk</p>

<p><strong>DİREKTÖR</strong>   MİCHAEL CHAVES</p>

<p><strong>SENARİST</strong>   DAVİD LESLİE JOHNSON-MCGOLDRİCK, RİCHARD NAİNG</p>

<p><strong>OYUNCULAR</strong>   VERA FARMİGA, PATRİCK WİLSON, MİA TOMLİNSON</p>

<p></p>

<p><strong>ÖZET</strong></p>

<p>Paranormal olayları araştıran Ed ve Lorraine Warren, bugüne kadarki en rahatsız edici vakaları ile karşı karşıyadır. 1976'da Jack ve Janet Smurl, çocuklarıyla birlikte Pensilvanya'da yeni bir eve taşınırlar. Böylece uzun zamandır kurdukları kendi evlerine sahip olma hayallerini gerçekleştirirler. Ancak kısa süre sonra, açıklanamayan olaylar meydana gelmeye başlar. 1985'te, olaylar giderek daha tehdit edici hale gelir ve aile kırılma noktasına giderek yaklaşır. Çaresizlik içinde, Smurl ailesi sonunda Ed ve Lorraine Warren olarak bilinen deneyimli paranormal araştırmacılara başvurur. Emeklilikten dönen Warren ailesi, kızları Judy'nin doğumuyla bağlantılı bir eserle karşılaşır ve ilk vakalarının anıları canlanır. Olaylar doruk noktasına ulaşır ve onlarca yıldır onları rahatsız eden bir iblisle son bir yüzleşme yaşanır.</p>

<p>Gerçek olaylara dayanan "The Conjuring" evreninin son halkasının konusunu ünlü paranormal araştırmacılar Ed ve Lorraine Warren'ın son ve güçlü bir vakayla yüzleşmeleri oluşturuyor. Bu vaka, onları daha önce hiç karşılaşmadıkları kadar gizemli ve dehşet verici varlıklarla yüzleşmeye zorlar. Warren çifti hem kendi hayatlarını hem de masum insanları bu kötücül güçlerden korumak için son bir mücadele vermek zorunda kalacaktır.</p>

<p><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p> 2,5</p>

<p>Serinin dördüncü ve son filmi olan "The Conjuring: Last Rites", Warren ailesinin gençliklerinde gittikleri bir vaka ile açılıyor. Vaka sırasında hamile olan Lorraine’in musallat eşliğinde kızı Judy’i doğurmasıyla başlayan hikâye akışı, bir süre Warren ailesinin gündelik yaşantısı ekseninde ilerliyor. Warren çiftinin kızları Judy ve sevgilisi Tony’e ağırlık verilmesi nedeniyle Smurl vakası oldukça küçük ve kısıtlı bir alanda işleniyor. Serinin önceki filmlerinde ailelerin yaşadıkları musallat vakaları geniş yer tutarken, bu filmde Warren’lar üzerinden ilerlenmesi de filmin hem daha dram ağırlıklı olmasına hem de tempo sorunları yaşamasına neden oluyor. Judy ve Tony’e ağırlık verilmesi, "Conjuring" evreninde bundan sonra Ed ile Lorraine çifti yerine halen yaşamakta ve mirası devralmış olan Tony Spera ve Judy üzerinden ilerleneceğinin de sinyallerini vermiş durumda. Ayrıca Tony Spera’nın halihazırda paranormal bir araştırmacı olarak anıldığını da belirtmekte fayda var. Gerçeklerle karşılaştırıldığında Smurl vakasında bahsedilen kötü kokular ya da tadilat sırasında başlayan olaylar yerine eve alınan ve aslında Warren ailesinin ilk vakalarından birinde karşılaştıkları antika bir ayna üzerinden ilerlemeyi tercih ettikleri dikkatli gözlerden kaçmayacaktır. Gerçek vakada yer alan ailenin köpeği Simon’ın havalanması dışında orijinal olaylara sadık kalınmadığını, Judy ile Tony’nin vakaya zorla iliştirildiklerini söylemek ise maalesef mümkün. Bunlara rağmen zamanında yayımlanmış Larry King Show görüntüleri gibi gerçek detaylar aralara sıkıştırılmış olsa da Smurl ailesine ayrılan bölümler maalesef serinin sadık takipçileri için yeterli olmayacaktır. Filmin bitiş jeneriğinde de yine Smurl ailesi yerine Tony Spera ile Judy’e ağırlık verilmiş olduğu göze çarpıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/6_4.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>MİCKEY 17</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px;">6.7</span></strong></p>

<p><strong>ÇIKIŞ TARİHİ</strong>   7 MART 2025 / 2s 17dk</p>

<p><strong>DİREKTÖR</strong>   BONG JOON HO</p>

<p><strong>SENARİST</strong>   BONG JOON HO</p>

<p><strong>OYUNCULAR</strong>   ROBERT PATTINSON, NAOMI ACKIE, STEVEN YEUN</p>

<p></p>

<p><strong>ÖZET</strong></p>

<p> Mickey 17, öldükten sonra klonunun üretilmesine izin veren bir işçi olarak çalışan Mickey'nin hikayesini konu ediyor. Bir keşif klonisi, buzul bir gezegen olan Niflheim’daki tehlikeli bir göreve Mickey isimli bir klonu gönderir. Mickey, ölse de yeniden klonlanabilmekte ve geçmişte olanların büyük kısmını hatırlayabilmektedir. Bir görev sırasında Mickey 17’nin kaza geçirerek öldüğü düşünülür ve bu nedenle yeni bir Mickey klonu aktif edilir. Ancak Mickey 17 hayattadır. Bu durum üzerine Mickey 17 ve yeni klonu arasında büyük bir mücadele başlar.</p>

<p><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p><strong>3,5</strong></p>

<p>Film, klonlamayı sadece bilimsel bir yenilik ya da geleceğin kaçınılmaz bir parçası olarak ele almıyor. Bireyin kimliği, özgürlüğü ve değeri gibi bakış açılarıyla irdeliyor. Bu noktada romanın gücünün buradan geldiğini de belirtelim. “Insan, biyolojik bir varlık mıdır, yoksa anılarımız mı bizi insan yapar?” sorusu film boyunca kafamızı meşgul ediyor. Kısacası, film klonlamayı bir çözüm olarak değil, insanın değerini ve özgürlüğünü tehdit eden bir uygu lama olarak betimliyor diyebiliriz. Filmin biçimsel anlamda çok daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. Darius Khondji’nin sinematografisi ve Jung Jae-il’in müzikleri bir harika. Klostrofobik alanlar, ışık ve gölge kullanımının hikayeye göre değişimi ve renkler oldukça başarılı kullanılmış. Joon-ho filmlerinden alışık olduğumuz melodiler, bu kez de karşımızda. Karakterle bağ kurmamızın istendiği tanıma evresinde daha yumuşak tınılar hikaye akışına yardımcı oluyor. Filmde iki karakterle birden karşımıza çıkan Robert Pattinson elbette ön planda ve gayet iyi bir performans sergilemiş. Film, ödül sezonunda vizyon görseydi Pattinson’ın bir şansı olabilirdi ama çok erken vizyon kararı alınmış. Filmin karışık eleştiriler alması vizyonun erkene çekil mesine sebebiyet vermiş olabilir. Bunu filmin vizyonu sonrası daha net gözlemleyebiliriz. Son tahlilde, Bong Joon-ho’dan filmografisi açısından bir geri adım yaşamış olsak da derdini net anlatabilen, atmosferini iyi kuran, gelecek meseleleri için tartışmalara alan açan bir yapım var ortada. Dengesizlik ve dağınıklık gibi eleştirileri bolca duyacağız. Mizahi dozun ayarı ve temsilinde de sorunlar var ama gerek bilim-kurgu sevenler, gerekse anlattığı dertlere vakıf olanlar da filmi bağrına basacaktır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/7-Kurtarıldı.jpg" /></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/4_1_2.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>MİSSİON: IMPOSSİBLE – THE FİNAL RECKONİNG / MİSSİON: IMPOSSİBLE – SON HESAPLAŞMA</strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px;">7.3</span></strong></p>

<p><strong>ÇIKIŞ TARİHİ</strong>   23 MAYIS 2025</p>

<p><strong>DİREKTÖR</strong>   CHRİSTOPHER MCQUARRİE</p>

<p><strong>SENARİST</strong>   CHRİSTOPHER MCQUARRİE, ERİK JENDRESEN</p>

<p><strong>OYUNCULAR</strong>   TOM CRUİSE, HAYLEY ATWELL, VİNG RHAMES</p>

<p></p>

<p><strong>ÖZET</strong></p>

<p>Mission: Impossible – Son Hesaplaşma, büyük bir tehlike ile karşı karşıya olan Ajan Hunt ve ekibinin hikayesini konu ediyor. Av henüz bitmedi: Ethan Hunt ve efsanevi Impossible Mission Force'tan ekibi, yalnızca "Entity" olarak bilinen son derece güçlü ve dünyayı tehdit eden bir yapay zekayla karşı karşıyadır. Ekibin, bu kaynayan çatışmada kilit rol oynayan "Sewastopol" adlı Rus denizaltısını bulmaları gerekir. Ancak Hunt ve ekibi bu amaçta elbette yalnız değildir. En nihayetinde Entity'nin bir adamı olan Gabriel de Sewastopol'u hummalı bir şekilde aramaktadır. Ona göre bu, yeryüzünde cehennemin kapısını açan, dünyayı kaosa sürükleyecek anahtardır. Gabriel'in bu acımasız mücadelede gizli bir silahı var gibi görünür. Hunt'la ortak bir geçmişleri var ve bu geçmiş sonunda IMF ajanının eline geçer.</p>

<p><strong>BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ</strong></p>

<p><strong>3,0</strong></p>

<p>Tom Cruise, yalnızca bir aktör değil, artık aynı zamanda sinema ritüelinin vücut bulmuş hali gibi geliyor bana. “Mission: Impossible – The Final Reckoning” bu ritüelin son örneklerinden. Ve bu sefer yalnızca bir devam filmi değil; sinemanın bugünü ve yarını üzerine fiziksel bir manifesto. Şöyle ki, Cruise, sinema tarihindeki yerini çoktan sağlamlaştırmışken, bu filmle birlikte bir kez daha sınırları zorlamış. Sadece fiziksel değil, kavramsal sınırları da... “Mission: Impossible – The Final Reckoning,” teknolojik distopyalara, yapay zekâ kabuslarına ve dijital çağın soyut tehditlerine karşı bilgisayar efekti değil, kas gücüyle çekilen sahnelerle dolu bir film. Özellikle filmin finalindeki uçak sahnesi, Cruise’un sadece aksiyon değil, sinemanın kendisi adına duyduğu tutkuyu haykırıyor. Tıpkı Gene Kelly'nin danslarını kendi yapan bir sanatçı oluşu gibi, Cruise da dublörsüz sahneleriyle bu çağın sinema geleneklerine bir sadakat gösterisi sunuyor. Dijital efektlerin egemenliğinde, sinema salonlarını hâlâ kutsal bir alan gibi görenler için bu film, eski usul bir bağlılığın modern zamandaki tezahürü oluveriyor. “Mission: Impossible – The Final Reckoning” yapay zekanın tanrısal bir güce dönüştüğü bir anlatının parçası olarak karşımıza çıkıyor. Bu sefer kötü karakter “The Entity”, bir insan değil ama insanın da bir toplamı. O, her yerde olan, kimse olmayan, görünmeyen ama her şeye sızmış dijital bir gölge. Bu soyut karakterin taşıdığı tehdit öylesine yaygın, öylesine soyut ki, film boyunca gerilim, somut tehlikelerden çok, sürekli bir kıyamet atmosferine dönüşüyor. Yani aksiyonun yanında bir varoluş kaygısını da bünyesinde taşıyor. Fikir olarak zamanlaması uygun olsa da, tehdidin bu genişleme hali ne yazı ki filmin zayıf halkası.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/sinema-kosesi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 10:40:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/sinema-kosesi_c8075.jpg" type="image/jpeg" length="42792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EK SANAT]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/ek-sanat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/ek-sanat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatın yolculuğu, her sanatçının kendi hikâyesiyle şekillenir. Kimi zaman bir tuvalde renklerin diliyle, kimi zaman çizgilerin ritmiyle, kimi zaman da mekânın ruhuyla karşımıza çıkar. Bu köşede her sayıda farklı sanatçıları sizlerle buluştururken, onların dünyalarına birlikte adım atmayı amaçlıyorum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanat, yalnızca estetik bir ifade değil; kültürün, kimliğin ve bireysel deneyimlerin bir yansımasıdır. Ben de bir eğitimci, gözlemci ve meraklı bir sanat yolcusu olarak, bu hikâyeleri sizlere aktarmaktan büyük mutluluk duyuyorum.</p>

<p>Bu sayıda iki genç sanatçıya, Ramazan Şanlıdağ ve Berkcan Yılmaz’a yer verdim. Onların üretimlerinde, geçmişle bugünü, mekânla insanı, hayalle gerçeği buluşturan özgün bakış açılarını keşfedeceğiz. Şimdi sizi önce Berkcan Yılmaz’ın eserleri, ardından Ramazan Şanlıdağ ile baş başa bırakıyorum.</p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/WhatsApp-Gorsel-2025-09-16-saat-17.34.40_f36b09f6.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>BERKCAN YILMAZ</strong></span></p>

<p>2001 yılında İzmir’de doğan Berkcan Yılmaz (Bekoart_), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun olmuştur. Mimarlık eğitimiyle kazandığı mekânsal algı, estetik duyarlılık ve teknik birikimini illüstrasyon alanına taşıyarak kendine özgü deneysel bir üretim dili geliştirmiştir.</p>

<p>Sanatçı, özellikle mimari perspektif ve detaylara verdiği önemle öne çıkmaktadır. Fotoğraf üzerine illüstrasyonlar yaparak insanın ölçek algısıyla oynar; kent ve çevreyi farklı bakış açılarıyla yeniden yorumlar. Çizimlerinde mekânın ruhunu, yapının karakterini ve anlatının atmosferini güçlü görsel ifadelerle yansıtmayı hedefler.</p>

<p>Yaratıcılığı sanatının merkezine koyan Yılmaz, illüstrasyonu yalnızca görsel bir ifade biçimi olarak değil; mekânı, kültürü ve insan deneyimini anlamlandıran disiplinler arası bir alan olarak görmektedir.</p>

<p><strong>İllüstrasyonlarımda, mekânın ruhunu çizgiyle görünür kılmaya çalışıyorum.</strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/image6_1.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_1721.jpg" /></p>

<p></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_1211.jpg" /></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>RAMAZAN ŞANLIDAĞ</strong></span></p>

<p>2000 yılında Kahramanmaraş’ta doğan Ramazan Şanlıdağ, lise eğitimini Kahramanmaraş Güzel Sanatlar Lisesi’nde, akademik eğitimini ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nde tamamladı (2023). Lisans eğitimi süresince, günümüz Türk resim sanatının önemli isimlerinden plastik resim dersleri aldı. Sanatçı, çalışmalarını Eskişehir’deki kişisel atölyesinde sürdürmektedir.</p>

<p>Şanlıdağ, resimlerinde izleyicilerini “kendisini ait hissettiği öznel distopik ve ütopik coğrafyalarla” bir yolculuğa çıkarmayı amaçlar. “Bir resim, bir hikâye” anlayışıyla yola çıkan sanatçıya göre kültürel değerler, toplumların manevi miraslarıdır. Bu mirasların, modern bilimin temelini atan antik uygarlıklar sayesinde günümüze taşındığını ve görünür kılındığını kompozisyonlarıyla vurgular. Her eserinde toplumların kimliklerini, yaşanmışlıklarını ve kültürel motiflerini yansıtır.</p>

<p>Sanatçı, Etnografya isimli ilk kişisel sergisiyle izleyici karşısına çıkmıştır. Ona göre “Etnografya”, geçmişin izleriyle bugünün arasında bir miras köprüsü kuran önemli bir kavramdır.</p>

<p><strong>Resimlerim, geçmişin izleriyle bugünün ve yarının hikâyelerini aynı tuvalde buluşturduğum yolculuklardır.. </strong></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_0207_3.jpg" /><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_1076.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_1123.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_1233.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_0892.jpg" /></p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.followlife.com.tr/images/upload/IMG_0604.jpg" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/ek-sanat</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 10:27:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/haberler/2025/09/ek-sanat_4b52b.jpg" type="image/jpeg" length="10231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUFFİES AÇILIŞI- FOTO GALERİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/buffies-acilisi-foto-galeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/buffies-acilisi-foto-galeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/buffies-acilisi-foto-galeri</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Jan 2023 19:30:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Yasemin-Başaran-Buket-Fidan.jpg" type="image/jpeg" length="70154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAŞARI ÖDÜLLERİ- FOTO GALERİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/basari-odulleri-foto-galeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/basari-odulleri-foto-galeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/basari-odulleri-foto-galeri</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Jan 2023 13:11:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Meltem-Karakaş-Yahya-Kaya_1.jpg" type="image/jpeg" length="11800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESANKA AÇILIŞINDAN FOTOĞRAFLAR]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/esanka-acilisindan-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/esanka-acilisindan-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/esanka-acilisindan-fotograflar</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Jan 2023 17:55:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Zulkuf-Oğuz.jpg" type="image/jpeg" length="51643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN COŞKULU GECE- FOTO GALERİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/saglik-calisanlarindan-coskulu-gece-foto-galeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/saglik-calisanlarindan-coskulu-gece-foto-galeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/saglik-calisanlarindan-coskulu-gece-foto-galeri</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Jan 2023 21:20:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Volkan-Ertuğrul.jpg" type="image/jpeg" length="96121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ARÇELİK ÇALIŞANLARININ KUTLAMASI- FOTO GALERİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/arcelik-calisanlarinin-kutlamasi-foto-galeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/arcelik-calisanlarinin-kutlamasi-foto-galeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/arcelik-calisanlarinin-kutlamasi-foto-galeri</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Jan 2023 13:18:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Ahmet-Yavuz-Ayhan-Bedis-Mehmet-Fun.jpg" type="image/jpeg" length="32358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KEREM AKSEN İLE YILBAŞI GECESİ- FOTO GALERİ]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/kerem-aksen-ile-yilbasi-gecesi-foto-galeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/kerem-aksen-ile-yilbasi-gecesi-foto-galeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/kerem-aksen-ile-yilbasi-gecesi-foto-galeri</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Jan 2023 15:43:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/DSC_2177.jpg" type="image/jpeg" length="23196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CEYLAN ERTEM KONSERİ- FOTOĞRAFLAR]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/ceylan-ertem-konseri-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/ceylan-ertem-konseri-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/ceylan-ertem-konseri-fotograflar</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Jan 2023 15:12:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Bilgehan-Esin-Karahan.jpg" type="image/jpeg" length="51750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görkemli Kutlamadan Fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/gorkemli-kutlamadan-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/gorkemli-kutlamadan-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/gorkemli-kutlamadan-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 19:55:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Eray-Demet-Altıncekic.jpg" type="image/jpeg" length="62239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GELENEKSEL GECEDEN FOTOĞRAFLAR]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/geleneksel-geceden-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/geleneksel-geceden-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/geleneksel-geceden-fotograflar</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Dec 2022 13:50:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/Evren-Merve-Ozkutuk.jpg" type="image/jpeg" length="24326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MUHTEŞEM YENİ YIL BALOSU'NDAN FOTOĞRAFLAR]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/muhtesem-yeni-yil-balosu-ndan-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/muhtesem-yeni-yil-balosu-ndan-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/foto-galeri/muhtesem-yeni-yil-balosu-ndan-fotograflar</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Dec 2022 16:34:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/album/IMG_0990_1.jpg" type="image/jpeg" length="68527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["FLÜT DENDİĞİNDE AKLA GELEN İSİMLERDEN BİRİ OLMAK HEDEFİM"]]></title>
      <link>https://www.followlife.com.tr/video/flut-dendiginde-akla-gelen-isimlerden-biri-olmak-hedefim-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.followlife.com.tr/video/flut-dendiginde-akla-gelen-isimlerden-biri-olmak-hedefim-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <guid>https://www.followlife.com.tr/video/flut-dendiginde-akla-gelen-isimlerden-biri-olmak-hedefim-1</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Oct 2022 17:19:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://followlifecomtr.teimg.com/crop/1280x720/followlife-com-tr/images/video/" type="image/jpeg" length="99237"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
